Sponsorluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sponsorluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2014 Çarşamba

Kurum İmajı Yaratmada Sosyal Sorumluluk Anlayışının Önemi

by karamanni  |  in Sponsorluk at  09:18:00
Abstract
Today, social responsibility understanding is a main asset of companies. More and more, consumers are choosing products they believe to be environmentally safe. They are turning to and supporting companies perceived to be socially responsible. Buying decisions are based on factors like a product’s disposal safety and whether or not a product was manufactured without causing pollution. Social responsibility is a fact that has to be accepted by business people who want to stay in business. Companies who have social responsibility understanding will have great reputation in business environment. By having social responsibility understanding, companies can create strong corporate images. By this way, they can differentiate themselves from competitors. It is a must if you want to survive in this global world.
Küreselleşmeyle birlikte bilgi bombardımanına uğrayan ve seçim yapmakta zorlanan tüketiciler, sayısız ve birbirinden pek farkı olmayan seçenekler arasında karar vermede daha çok duygularına ve deneyimlerine göre davranmaya başlamışlardır. Bu da kurum imajı oluşturmada, hedef kitlelerin duygusal ihtiyaçlarına Önem verilmesi gerektiğini gündeme getirmiştir. Böylece ‘soyut imaj’ adı verilen, hedef kitlelerin duyguları ve tecrübeleriyle oluşan bir imaj türü ortaya çıkmaktadır. Günümüzde güçlü bir kurum imajı; iç imaj, dış imaj ve soyut imaj kavramlarının toplamında bugünkü anlamına kavuşmaktadır.

Güçlü Bir Kurum İmajı Yaratmanın Yolları ve Soyut İmaj Kavramı
‘Creating A Million Dollar Image For Your Business’ adlı kitabın yazarı Bobbie Gee; müşterilerle ve çalışanlarla iletişimde etkili olmak, müşterilerin ve çalışanların işletmeye güven oluşturmasını sağlamak, müşterilerle ve diğer hedef kitlelerle duygusal bir bağ kurmak amacıyla güçlü bir kurum imajı yaratmak için 4 unsurun gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bunlar;
1.      Alt yapı kurmak
2.       Dış imaj oluşturmak
3.       İç imaj oluşturmak
4.        Soyut imaj oluşturmak olarak belirtilmektedir.
Günümüzde güçlü ve etkili bir kurum imajı yaratmak için, işletmelerde bir alt yapı kurduktan, görselliğe dayanan dış imajı oluşturduktan ve çalışanlara yönelik iç imaj çalışmaları yaptıktan sonra yapılması gereken en önemli ve en son aşama, müşterilerle duygusal bağlantı kurmayı sağlayan “soyut imaj” oluşturmaktır. Geleneksel imaj programları, tamamen işletmenin dış imajına ve imajın görsel yönüne odaklanmaktadır. Ancak günümüzde araştırmalar, müşterilerin işletme hakkındaki duygularım içeren soyut imajın; işletmeni« uzun dönemli üne kavuşmasında, görsel ve somut elemanların yaptığından daha önemli etkileri olduğunu göstermektedir.
Karar vermede 85/15 adı verilen formüle göre; günümüzde genellikle kararlar %85 oranında duygularla, %15 oranında ise mantıkla alınmaktadır. Kararlar alınırken gerçekler de kullanılmaktadır ancak genellikle kararlar, duygusal nedenlerden yana alınmaktadır. Günümüzde başarılı satış elemanları ve iş adamları bu prensibi çok iyi anlamakta ve uygulamaktadırlar. Eğer insan egosunun duygusal karar verme üzerinde bir etkisi olmadığı düşünülüyorsa, her sene binlerce dolar değerindeki imaj ürünleri satılamazdı. Bu mantıkla, araba üreticileri de bu prensibe büyük önem vermektedirler. Örneğin, Amerikan halkı araba alırken
Öncelikle stiline, dizaynına ve rengine bakmaktadır. Çünkü bu özellikler, fonksiyonel ve mekanik nedenlerin yanısıra, doğrudan duygulara hitap etmektedir.
Soyut veya manevi imaj, duygularla ilişkisi olan her şeydir. Soyut imaj, müşterilerin ve halkın duygusal boyutu ve egosuyla ilişki kurmadaki başarısıyla ilgilidir.
Bu konuda Robert Ranson; “Eğer insanların duygularını ele geçirirseniz, akıllan ve cüzdanları duygularını takip edecektir” diyerek, günümüzde iş hayatında başarıda hedef kitlenin duygularının önemine değinmektedir.
Soyut imaj; müşteri tatmini ve sadakati yoluyla ve kurumun sosyal sorumluluk sahibi bir kurum olduğunun hedef kitleler tarafından algılanmasıyla oluşturulmaktadır.
Soyut İmaj Yaratmada Sosyal Sorumluluk Anlayışının Önemi
Soyut imaj oluşturmada; sosyal sorumluluk sahibi bir işletme olmanın önemi büyüktür. Küreselleşmenin sonucu olarak işletmelerde yaşanan değişimler, işletmeleri sadece üretim yapan ve bunun sonucunda kar elde eden kuruluşlar olmaktan çıkarmaktadır. Küreselleşmeyle birlikte yaşanan değişimler, günümüzde işletmelerin ekonomik olduğu kadar, aynı zamanda sosyal bir misyonu bulunduğu gerçeğini ortaya çıkmaktadır. Rekabet avantajı yakalamak için farklılık yaratmanın zorunlu olduğu bir çağda, işletmelerin sosyal sorumluluk bilincine sahip olmaları, çok önemli bir farklılaşma kriteri olmaktadır.
Russ Ackoff; “Kar, oksijen gibidir. Eğer yeterli değilse fazla yaşamazsınız, ama yaşamanın sadece nefes alıp vermek olduğunu düşünüyorsanız, birşeyleri kaçırıyorsunuz”  diyerek işletmelerin sadece mal üretip, sonuçta kar elde eden kuruluşlar olmaktan çıktıklarını, toplumsal sorumlulukları olan kuruluşlar haline geldiklerini ifade etmektedir. Kâr bir işletme için önemlidir. Ancak kuruluşun amacı hakkında bir fikir verememektedir. Ford ve AT&T gibi şirketlerin kurucuları, bir iş iyi yapıldığında, paranın kendiliğinden geleceğine inanmaktadırlar. Başarılı bir iş yaşamının özünde, toplumsal bir misyon vardır. Önemli olan, birilerinin hayatında fark yaratabilecek bir şeyler yapmaktır. Uzun vadede zenginliğini sürdürmek isteyen kuruluşların, toplumsal sorumluluk anlayışına sahip olmaları ve içinde yaşadıkları toplum için bir şeyler yapmaları gerekmektedir.
Sosyal sorumluluk; bir işletmenin ekonomik ve yasal koşullara, iş ahlakına, işletme içi ve çevresindeki kişi ve kurumların beklentilerine uygun bir çalışma stratejisi ve politikası uyguîamasıdır.
Bir başka tanıma göre kurumsal sosyal sorumluluk; hem bir bütün olarak toplumun refahını, hem de organizasyonun menfaatini arttırıcı ve koruyucu faaliyette bulunmayı gerektiren yönetimsel bir görevdir. 50 yıl Önce Robert Wood Johnson tarafından Credo olarak adlandırılan ve Johnson&Johnson Şirketi’nin çalışanlarına, hissedarlarına ve toplumun bireylerine sunulan bir bildiri; işletmelerde sosyal sorumluluk anlayışının başlangıcı sayılabilmektedir.
Günümüzde işletmelerin, sosyal sorumluluk bilincine sahip işletmeler olmak zorunda olduklarına inanan Anthony Bums bu konuda şöyle demektedir: “Sosyal sorumluluk yoluyla iş yapmak, sadece yapılacak doğru şey değildir. Aynı zamanda iyi bir iştir. Böylece insanlar için çalışması iyi bir yer olan işletme, kaliteli çalışanları da etkileyecektir. Etik kurallara uygun iş yapan kurumlar, daha fazla müşteriyi etkileyecektir.” Diğer yandan kalite, hizmet ve fiyat hızlı değişen rekabet ortamında kurumlan farklılaştırmada daha az öneme sahip olurken, sosyal sorumluluk faktörü daha fazla öneme sahip olmaktadır.
Küreselleşmeyle birlikte sosyal bilincin arttığı günümüzde; güçlü, uzun vadeli ve etkili bir kurum imajı yaratmak için, sosyal sorumluluk anlayışına sahip bir kurum olmak gerekmektedir. Sosyal sorumluluk anlayışına sahip kurumlar, hem çalışanları, hem de müşterileri tarafından saygıyla söz edilen, güven duyulan kurumlar olarak algılanacaktır. Bu algılamalar sonucunda, kurumlar hakkında güçlü bir imaj elde edilecektir. Bu amaçla işletmeler, eğer çevreye karşı sorumlu organizasyonlar olarak ün kazanarak güçlü bir kurum imajı oluşturmak istiyorlarsa, üç çeşit çözüm uygulamalıdırlar. Buna göre;
Birinci olarak; üst yönetim, çevreye karşı hassas olacaklarına ve çevre için birtakım girişimlerde bulunacaklarına dair doğru taahhütlerde bulunmalıdır.
İkinci olarak; çevrecilik bütün işletme tarafından bir iş yapma yolu olarak benimsenmelidir. Bir ürünün yaşam döngüsü boyunca sağlık, güvenlik ve çevreye yaptığı etkileri göz önünde bulundurmak gereklidir.
Son olarak işletme, çevreyi geliştirecek ve korumaya yardım edecek yeni ürünler ve yeni yöntemler geliştirmelidir.
1994’te Amerika’da kurum imajı hakkında tüketici tutumlarını konu alan bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırma, kurum imajı yaratmada işletmelerin sosyal sorumluluk sahibi olmalarının önemini açıkça göz Önüne sermektedir. Bu araştırmaya göre; tüketicilerin %70’i indirim oranı ne olursa olsun, sosyal sorumluluk sahibi bir kurum olarak algılanmayan bir kurumla iş yapamayacaklarını söylemişlerdir. Amerikan tüketicileri hala fiyat, kalite ve hizmet unsurlarıyla son derecede ilgilidirler. Fakat aynı zamanda bir kuruluşun nasıl iş yaptığıyla, çalışanlarına nasıl davrandığıyla, çevreye karşı sorumlu olup olmadığıyla da ilgilenmektedirler. Kurumun imajı günümüzde hedef kitleleri, daha önce olduğundan daha fazla ilgilendirmektedir. Çünkü potansiyel tüketiciler, satın alma kararlarını, kurumların artan ününe ve sosyal bilincine göre vermektedirler. Araştırmanın bir diğer sonucuna göre; tüketicilerin bir kurumla iş yapmaktan iki nedenle vazgeçmektedirler. Bunlar, kötü hizmet ve etiğe uygun olmayan davranışlardır. Diğer yandan çoğu bireyler çalışmak için kurum seçimi yaparken, bireylerin kararlarını etkilemede, sosyal sorumluluk faktörleri önemli olmaya başlamıştır. Kurumun sosyal sorumluluğu, bu yüzden kaliteli çalışanları etkilemede ve işe almada büyük rol oynamaktadır.
Sosyal sorumluluk anlayışının önem kazanmasıyla birlikte tüketiciler, artık çevre açısından güvenli ürünleri tercih etmektedirler. Tüketiciler çevreye karşı sorumlu olan kurumlan desteklemektedirler. Satın alma kararları, ürünün çevre kirliliğe yol açıp açmadığı gibi faktörlere bağlı kalmaktadır. Araştırmalar göstermektedir ki; tüketicilerin yaklaşık olarak %50’si çevre için zararlı olduğunu düşündüğü ürünleri boykot etmektedir. Ayrıca Amerikalıların %80’i çevreyi korumanın, fiyatları indirmekten daha önemli olduğunu ifade etmektedir. Günümüzde çevreye olan ilgi, kültürün kaçınılamaz bir parçası haline gelmektedir. Bu, iş hayatında başarılı olmak isteyen işletmelerin kabul etmesi gereken bir gerçektir. Diğer yandan Almanya’da otomobil üreticileri; yeni araba yapımında %25 oranında geri dönüşümlü materyal kullanılmasını istemektedirler.
Diğer yandan İngiltere’de Research International’m 1997 yılında, Community in the Business için yaptığı bir çalışmada ortaya şu sonuçlar çıkmıştır:
Tüketicilerin %86’sı, dünyayı daha iyi yaşanacak bir yer haline getirme yönünde uğraş verdiklerine inandıkları şirketler hakkında daha olumlu bir imaja sahip.
Tüketicilerin %61’i diğeri iyi bir sosyal amaçla ilişkiliyse perakendeciyi değiştirebilir.
Tüketicilerin %64’ü sosyal sorumluluk kampanyalarının, kurumsal faaliyetin standart bir parçası olması gerektiğini düşünüyor.
Tüketicilerin %64’ü bir sosyal amaçla ilişkili bir ürün için biraz daha fazla Ödemeye razı- ortalama %5 daha fazla
Nüfusun %20’si doğru sosyal amaç için %10 daha fazla ödemeye razı.
Tüketicilerin %37’si üretici şirketi sevmediği için ürünü almayı her zaman reddediyor.
General Motors’ım başkanı Roger B. Smith, sosyal sorumluluk hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getirmektedir: “Günümüzde yaşanılan çevrenin geleceğine olan ilgi, halkın gündeminde en önemli konu haline gelmiştir. General Motors gibi şirketler, ürünlerinin ve yöntemlerinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için herşeyi yapmaya hazır olmalıdır. Müşterilerin, çalışanların ve geniş çapta toplumun yaşam kalitesini arttırmak için özel bir sorumluluğa sahip olduğumuza inanıyoruz. Bu sorumluluk kaliteli ürünler üretmenin ötesindedir. Bu, işimizi en iyi etik standartlara göre yönetmeyi, çalışanlara adil ve dostça davranmayı ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamaya yardım etmeyi de içine almaktadır.”
Çevreye karşı sosyal sorumluluğunu, kurum imajıyla birleştirmiş şirketlere en iyi örnek Body Shop’tur. Anita Roddick, ilk defa Büyük Britanya’da kurulan ve sonra dünyaya yayılan kozmetik dükkanları zinciri olan “The Body Shop”un kumcusudur. Şirketi pazarlama ve reklamdan kaçınmasına rağmen, Roddick çok başarılı olmuştur ve Büyük Britanya’nın en zengin dördüncü kadım olmuştur. Roddick’e göre; onun işi iki şeyle ilgilidir. Bunlar; sosyal değişim ve sosyal doğruluktur. Roddick, kazanç sağlamak için bu iki konuyu öne çıkarmıştır. Balinaları korumak, kozmetik ürünlerin hayvanlarda test edilmesine son vermek ve evsizlere yardım etmek için projeler geliştirmiştir. Aynı zamanda çalışanlarına bazı konular hakkındaki tutumunu iletmekte ve onlardan haftanın iki saatini, toplum için gönüllü işler yaparak geçirmelerini istemektedir. Böylece çalışanlar The Body Shop’un, hedef kitleler üzerinde olumlu bir sosyal etki yapması ve olumlu bir imaj kazanabilmesi için yardım etmektedirler. Body Shop’tan alışveriş yapan tüketiciler, bu alışverişten iki fayda sağlamaktadırlar;
      Ürünlerin, hayvanlar üzerinde denenmemesinin ve ürünlerin en doğal malzemelerden üretilmesinin rahatlığı,
     Çevresel amaçlara bireysel katkıda bulunmanın verdiği kişisel tatmin ve sosyal faydalar.
1993 yılının Mayıs ayında dünyanın en büyük giyim şirketlerinden biri olan Levi Strauss Company, Çin’den yaptığı bütün satın almaları durdurduğunu açıklamıştır. Bunun nedeni olarak da; Çin’de insan haklarının çiğnenmesini ana sebep olarak göstermiştir. O tarihte Levi Strauss’un, Çin’de otuz adet anlaşmalı bağlantısı bulunmaktadır. Bu davranışıyla sosyal sorumluluk duygusuna sahip bir işletme olduğunu gösteren Levis’ın geri çekilişi, Çinlilerin hemen hemen köle sayılacak iş gücü kullanma politikalarını yeniden gözden geçirmelerine neden olmuştur. Burada Levi Strauss, sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olduğunu göstermiştir. Diğer yandan tüketiciler, sosyal sorumluluk anlayışını yerine getiren bu işletmeye karşı iyi duygular beslemeye başlayacaklardır. Bu da sonuçta işletmeye güçlü bir imaj olarak geri dönecektir.
Görüldüğü gibi sosyal sorumluluk, işletmelerin yaşadıkları toplumlara ilgi gösterdiklerini vurgulaması için bir zorunluluk haline gelmiştir.
Ayrıca Cadbury Schweppes Yönetim Kurulu Başkam Sir Dominic Cadbury’nin 1996 yılında, Business in Community tarafından gerçekleştirilen sosyal sorumluluk Kampanyası’nın Başkanlığı’nı yürütürken söylediği gibi:
‘Sosyal sorumluluk kampanyası kurum imajını geliştirmede, ürün farklılaştırmasında ve hem satışları, hem de bağlılığı arttırmada etkin bir yoldur.
Sonuç
Sonuç olarak, sosyal sorumluluk yoluyla oluşturulan güçlü bir imaj, organizasyonların 21. Yüzyıla lider durumunda girebilmeleri için zorunluluk haline gelmektedir. Artan rekabet ortamında kalite, fiyat ve hizmet kalitesi kurumlan birbirinden farklılaştırıcı faktörler olmaktan çıkmaktadır. Böyle bir ortamda kurum imajı büyük önem kazanmaktadır, işte etkili, güçlü ve uzun vadeli bir kurum imajı oluşturmak için, işletmelerin sosyal sorumluluk anlayışına sahip bir işletme olduklarını her faaliyetlerinde göstermeleri gerekmektedir Görüldüğü gibi günümüzde iyi bir kurum imajına sahip olmak, sosyal sorumluluk bilincine sahip bir kurum olmaya bağlı olmaktadır.
Kaynakça
-  CERTO Samuel C.; Modern Management, Seventh Edition, U.S.A: Prentice Hall, 1997.
-    COSTLEY Dan L. - MELGOZA Carmen Santana - TODD Ralph; Human Relations in Organizations, Fifth Edition, U.S.A: Prentice Hall Inc., 1994.
-    CUTLIP Scott M. - CENTER Allen H. - BROOM Glen M.; Effective Public Relations, Seventh Edition, U.S.A: Prentice Hall Inc, 1994.
-   EREN Erol; İşletmelerde Stratejik Planlama ve Yönetim, İstanbul: İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Yayınları, 1987.
-   GEE Bobbie; Creating A Million Dollar Image For Your Business, U.S.A: PageMill Press, 1995.
-    GÜZELCİK Ebru; Küreselleşme ve İşletmelerde Değişen Kurum İmajı, İstanbul: Sistem Yayıncılık, 1999.
-    HINER Glen; “Environmental Reputation: Influencing Consumer Behavior”, Corporate Image: Communicating Visions and Values (Konferans Tutanakları), U.S.A: The Conference Board Inc., 1993.
-   HOWARD Steven; Corporate Image Management, Singapore: Butterworth-Heinemann, 1998.
-    PRINGLE Hamish - THOMPSON Marjorie; Marka Ruhu, Çev: Zeynep Yelçe- Canan Feyyat, İstanbul: Seal a Yayıncılık, 2000.
-   RANSON Robert; Advertising is a Waste of Money, U.S.A: HRD Press, 1994,
-     SENGE Peter; “Daha İyi Bir Dünya Yaratmak”, Executive Excellence Dergisi, Sayı: 12, Mart 1998.
-   YOUNG Davis; Building Your Company’s Good Name, U.S.A: American Management Association, 1996.







Ebru Güzelcik URAL

4 Şubat 2014 Salı

Sponsorluğun Pazarlama Amaçları

by karamanni  |  in Sponsorluk at  13:09:00
Gündelik yaşam içerisinde insan hayatının her noktasında bir yer edinebilmiş reklam ortamları, firmalar tarafından ürün tanıtımlarında etkin şekillerde kullanılabilmektedir. Firmaların yaptıkları tüm pazarlama faaliyetlerinde ortak bir anlayış ve vücut oluşturabilme yani iletişimlerini bütünleşik olarak gerçekleştirebilme bir zorunluluk haline gelmiştir. Firmalar hedef kitlelerinin ilgisini çekebilmek ve ürünleri ile hedef kitleleri arasında bağ kurabilmek için yaptıkları faaliyetlerden biri olan sponsorluk çalışmalarını da pazarlama politikaları çerçevesinde oluşturmaktadırlar. Pazarlama amaçlı yapılan sponsorluk faaliyetleri şöyledir.
Bir Ürünü Yerleştirme: 
Pazarda faaliyet gösteren bir kuruluş, bir ürünü tanıtacağı zaman, hedef kitlesinin demografik özelliklerine uygun olarak gerçekleştireceği sponsorluk faaliyeti ile kendi bünyesinde oluşturduğu yeni bir ürünün tanıtımını etkin olarak gerçekleştirebilir.
Örneğin; Vestel Firması ürün portföyüne kattığı yeni bir ürün olan notebook ürününün tanıtımını, uluslararası spor faaliyetlerinde önemli başarılara imza atan milli atlet Süreyya Ayhan’ın çalışmalarına destek vererek gerçekleştirmiştir. Bu noktada notebook bilgisayarların en önemli özelliği olan hız ve performans olgusu ile milli atletin özelliğini birleştirmiştir. Bu sayede halkın ilgisi çekilebilmiş ve ürün tanıtımı etkin bir şekilde yapılabilmiştir.
Satıcıları Desteklemek: 
Ürünün üreticisi konumunda bulunan kuruluşlar çeşitli etkinliklere sponsor olarak, bu sayede yaptıkları ürünlerini, ürünün satıcıları konumunda bulunan firmalar ile paylaşabilmektelerdir. Bu sayede üretici firma bazında yapılan sponsorluk, satıcıların faaliyetlerine de bir artıda bulunabilmekte, böylece pazarlama faaliyetlerinde kolaylık sağlanabilmektedir. Bu maddeye en güzel örnekler, ralli faaliyetlerine sponsor olan araba üreticileri olmaktadır.
Pazarlama Politikalarında Değişiklikler Oluşturmak: 
Yapılan sponsorluk faaliyetleri, firmaların ürünlerini duyurmak ve satmaları için çok önemli bir faaliyettir. Firmalar oluşturdukları pazarlama politikaları ile yaptıkları sponsorluk faaliyetlerinde ürünlerini ve kendilerini etkin bir şekilde tanıtabilmektedirler. Fakat firmaların gerek ürettiği ürünlerde, gerekse de kendi bünyelerinde oluşabilecek bir değişimi hedef kitlelerine iletmede sponsorluk faaliyeti önemli bir işlevi yerine getirir. Bu sayede firmaların pazarlama politikalarında oluşabilecek değişim sponsorluk etkinlikleri ile aktarılabilmektedir.
Yeni Bir Ürünü Tanıtma: Sponsorluk faaliyetleri yeni ürünlerin etkin bir şekilde tanıtılmasında kullanılabilmektedir. Firmalar kendi bünyelerinde ürettikleri yeni ürünleri çeşitli sponsorluk faaliyetlerinde kullanmaları ile ürünlerinin fiziki özelliklerini hedef kitlelerine aktarabilmekte, hedef kitlelerinde olumlu imaj ve izlenimler yaratabilmektedirler.
Uluslararası Pazarlama: Uluslararası pazarlarda faaliyet göstermek isteyen veya uluslararası anlamda üretim ve pazarlama gerçekleştiren firmalar, kendi tanıtımlarını yapabilmek ve hedef kitlelere ulaşabilmek için ulusalararası veya yerel faaliyetlere sponsor olabilmektedirler. Bu sayede farklı pazar ortamlarında etkin şekilde varolabilmekte, halkın olumlu desteklerini kazanabilmektedirler.

Ürün Kullanımını Desteklemek: Firmalar yaptıkları sponsorluk faaliyetleri ile ürün kullanımını da desteklemek istemektedirler. Bu sayede pazar genişletilebilecek ve firma geniş bir uygulama alanı bulabilecektir. 

www.anadolu.edu.tr

Sponsorluğun Halkla İlişkiler Amaçları

by karamanni  |  in Sponsorluk at  13:03:00
Burada sponsorluğun yapılmasının nedeni, kuruluşun veya organizsyonun anlaşılması, tanınması ve halkta iyi niyet oluşturulmasının sağlanmasıdır.
İyi Niyetin Oluşturulması: 
Günümüzde artan rekabet ortamı içerisinde faaliyet gösteren firmalar, rekabette rakiplerini geride bırakabilmek için, çeşitli yöntemler kullanmaktadır. Bu yöntemlerden biri olan sponsorluk faaliyeti ile firmalar, topluma karşı olan sorumluluklarını, kuruluş amaçları ile bütünleştirerek, firmalarının sosyal sorumluluklarını yerine getirmektedirler. Firmalar ne kadar yaptıkları yardım ve sponsorluk faaliyetlerini toplumsal sorumluluk olarak aktarsalar da, bu faaliyetlerinden bir karşılık beklemektedirler. Sponsorluk faaliyetlerinin karşılıklı beklentilere dayandığını göz önüne alırsak, yapılan her faaliyette firmalar kendileri lehine bir beklentide bulunmaktadırlar. İyi niyet oluşturulması bakımından halk, toplumsal ihtiyaçlara duyarlı olan firmalara karşı hassasiyetle yaklaşmakta ve bu faaliyetleri desteklemektedirler.
Dünya üzerinde yapılan birçok sponsorluk faaliyetinde firmalar iyi niyet oluşturabilmeye çalışmışlar, bu amaçla yüksek bütçeler ile iyi niyet sponsorlukları geliştirmişlerdir. Yapılan araştırmalar, halk kitlelerinde iyi niyet oluşturan firmalarının ürünlerinin, halk kitleleri tarafından güvenilir ve olumlu bulunduğunu kanıtlamışlardır.
Kurum İmajını Desteklemek: 
Yaptıkları çeşitli sponsorluk faaliyetleri ile firmalar halk kitlelerinde iyi niyet oluşturmakta, bunun yansıması olarak da, firmalar ile ilgili olarak halk kitlelerinde olumlu imaj oluşturulmaktadır. Bu sayede halk kitleleri üzerinde olumlu imaj oluşturan firmalar, faaliyet alanlarını daha rahat bir şekilde genişletebilmektedirler. Sponsorluğun önemli bir niteliği, kuruluşun imajını desteklemektir. Günümüz toplumunda bir markanın uzun süreli başarılı olmasında imaj oldukça önemli bir yere sahiptir. Çünkü bir şirketin yapmış olduğu bir faaliyet veya yenilik bir süre sonra diğer firmalar tarafından da taklit edilebilmektedir. Bu durumda markanın veya firmanın faaliyetlerini sürdürmesinde imaj ön plana çıkarak, faaliyet alanı dışında yapmış olduğu faaliyetler ve toplumun ihtiyaçlarına olan duyarlılığı insanlarda firma hakkında olumlu bir duygunun oluşmasına neden olmaktadır.
Kurum Kimliğini Pekiştirmek: 
Kurum kimliği, bir kuruluşun fiziksel olarak nasıl tanındığıyla ilgilidir. Herhangi bir kuruluşun yapmış olduğu sponsorluk faaliyetinde kuruluşun adını duyurmak için kullandığı materyellerde (afiş, bez pano, broşürler vs.) kurum kimliğini temsil eden logo, renk, yazı karakteri ve fiziksel unsurların kullanılması hedef kitlenin kuruluşu kurum kimliğiyle tanımasına katkıda bulunur. Fakat kullanılan bütün görsel materyellerde kuruluşun kullandığı kurum kimliği unsurlarının bir bütünlük içinde olması gerekir. Kalıcı bir kurum kimliğinin oluşabilmesi için kurum kimliği ögelerinin sıkça değiştirilmemesi gerekir. Sponsorluk, kullanılan kurum kimliği ile halkın kuruluşu tanımasına katkıda bulunaktadır.
Kuruluşun İsmini Tanıtma: 
Firmaların bilinirlikleri ile ilgili olarak en önemli husus onların isimleridir. Firmalar isimleri ile halk kitlelerince tanınmakta ve algılanmaktadırlar.
Günümüz ekonomik koşulları içerisinde firmalar, faaliyette bulundukları çevrelere ile sürekli bir etkileşimde bulunmakta, kendilerini en etkili şekilde çevrelerine tanıtabilmektedirler. Bu noktada, bilinirlikleri yüksek olan firmaların, buna bağlı olarak ürünlerinin de bilinirlikleri yüksek olacak ve bu sayede pazar ortamlarında bir artı elde edilecektir. İmaj oluşturabilme bazlı olarak yapılan faaliyetlerde de isim, oluşturulacak firma imajının en önemli basamağını temsil etmektedir. Kuruluşlar çalışmalarını sürdürmek, ürettiği ürün ve hizmetleri satmak ve bunlardan da bir gelir elde etmek amacıyla faaliyetlerini sürdürürler. Şirketlerin bunları gerçekleştirebilmesi için toplumda tanınması ve kendine bir yer edinebilmesi gerekir. Sponsorluk aracılığıyla kuruluşlar bu isteklerini gerçekleştirebilirler. Bir kuruluşun yapmış olduğu sponsorluk faaliyetinin haber olarak basında ve televizyonda yer alması sponsorun isminin okuyuculara ve izleyicilere duyrulmasını sağlar. Haberle birlikte televizyon kameralarının reklam içeren sponsorun isminin yer aldığı pano, pankart, reklam tahtasını da alması sponsorun isminin duyrulmasına katkı sağlar.
Misafirperverlik ve Personel ilişkilerini Geliştirmek: 
Yapılan çeşitli sponsorluk faaliyetleri ile hedef kitlelerine ulaşabilmeyi başaran firmalar, hedef kitlenin çeşitli kesimlerinden mensupları ağırlanarak, kuruluş ile müşteriler arasında yakın ilişkiler geliştirilebilmektedir. Önemli insanlar ile tanışabilmek ve bu insanlar ile olan ilişkileri geliştirebilmek için yapılan eğlence olayları, sponsor kuruluş için önemli bir çalışmadır. Çeşitli faaliyetler ile davet edilen fikir önderleri, kamu yetkilileri, hükümet görevlileri gibi kimseler ile misafirperverlik anlayışı bünyesinde fikir alış-verişinde bulunmak ve ittifaklar oluşturabilmek, firmalara önemli katkılarda ve desteklerde bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli şekillerde yapılan sponsorluk faaliyetleri ile kuruluş içerisinde farklı kademelerde faaliyette bulunan elemanlar arasındaki ilişkiler de geliştirilebilmekte, davetliler arasında fikir ve görüş alış-verişi mümkün kılınmaktadır. Bu sayede üst yönetim alt kademeye bir baskı yapmadan isteklerini yumuşak bir şekilde aktarabilmekte, alt kademe ise, istek ve beklentilerini, bir başkaldırma niteliğine bürünmeden iyi niyet anlayışı çerçevesinde aktarabilmekte, bu sayede farklı kademelerde, farklı görevlerde bulunan personel arasında bir bütünleşme sağlanabilmektedir. Yapılan önemli sponsorluk faaliyetleri ve bu faaliyetlere davet edilen önemli kişiler, çalışanların firma içerisinde önemli işler yaptıklarına olan inançlarını arttırmakta, bu sayede personel arasında motivasyon düzeyi artmakta, kendini önemli bir firmanın parçası olarak gören personelin işine ve kurumuna olan bağlılığı yükselmekte ve bunların sonucu olarak kurumsal verimlilik düzeyi yükselmektedir.

Gazetecilerin ilgisini Çekmek: 
Yapılan sponsorlu faaliyetlerin temel amaçlarından birisi de, geniş halk kitlelerine ulaşabilmek için medyada yer alabilmektir. Büyük maddi kaynaklar ayrılarak yapılan tanıtım faaliyetleri eğer geniş kitlelere ulaşamamış ve basında yer alamamış ise faaliyetler boşuna gerçekleştirilmiştir. Bu noktada gazeteciler ve basın mensuplarının ilgisi firmalar için önemli noktadadır. Çoğu sponsor firma, etkinlikleri bünyesinde gazetecilere çeşitli ödüller dağıtmıştır. Bu sayede basının ilgisini çekebilmiş, firma adı ve etkinlik basında haber olarak yayınlanabilmiştir.


www.anadolu.edu.tr

Sponsorluğun Reklam Amaçları

by karamanni  |  in Sponsorluk at  13:01:00
Medyada (Radyoda-Televizyonda) Reklamı Yasak Olan Ürünlerin Duyurulması İçin: Dünya üzerinde pek çok ülkede sigara ve tütün mamüllerinin ayrıca alkollü içeceklerin reklamının yasaklanması sonucu bu alanda faaliyet gösteren firmalar sponsorluğa yönelmişlerdir. Çünkü medyada reklamları yasaklanan sigara ve alkollü içki üreten firmaların reklamı ikame eden bir alan bulmaları gerekiyordu. Bu nedenle, bu sektörde faaliyet gösteren firmalar büyük bir ağırlıkla sponsorluğa yöneldiler. Sigara ve alkollü içki üreten firmaların radyo ve televizyonda reklam vermelerinin yasaklanması sonucu yapmış oldukları sponsorluklarla televizyonda yer almaları mümkün olmuştur. Günümüzde çeşitli şekilde sponsorluk uygulaması ile tanıtımın yapılmasına en iyi örneklerden biri “Formula 1” yarışlarına yapılan desteklerdir. Çeşitli sigara üreticileri, yüksek para destekleri ile bu yarışlarda faaliyet gösteren firmalara destek vermekte, bu sayede yarış araçları üzerinde yapılan reklam çalışmaları ile yasak olan reklam faaliyetlerini yasal olarak gerçekleştirilmektedir. Fakat Avrupa Birliği’nde alınan karar ile sigara üreticileri birlik ülkelerinde sponsorluk faaliyetlerinde bulunamayacaklardır.
Ürünleri Destelemek İçin: Bazı firmalar, firma imajını değil de belli ürün ve ürün kategorilerini desteklemek amacıyla bazı aktivitelere sponsor olmaktadırlar. Örneğin, Yamaha motosikletlerinin değil, aynı zamanda Yamaha keyboardlarını da ürettiğini duyurmak için bu sponsorluk olayını kullanmıştır. Ya da Canon firması yapmış oldukları sponsorluk faaliyetleri ile sadece kamera ve fotoğraf makinesi üretmediğini, bunun yanında büro malzemesi de ürettiğini anlatmıştır. Firmalar bu sayede hedef kitlelerine farklı alanlarda da faaliyet gösterdiklerini ifade edebilmektedirler.
Diğer İletişim Ortamlarını Kullanmak İçin: Bunlar, bedava reklam programlarını veya çeşitli stadyumlarda bir ürünün gösterisi ve teşhiri için yapılan faaliyetleri kapsamaktadır.

Bir kuruluşun, sponsorluğunu yaptığı bir araba yarışını izleyicilerin televizyonda izlemelerini sağlamak amacıyla, yarışın yayını esnasında belirli mesajlar veya şifreler vermek suretiyle, bunları bilenlerin ödüllendirilmesine gitmek de seyircileri ekran başına çekebilir ve dolayısıyla da kuruluşun adını ve/veya ürününü/mesajını duyanların sayısı arttırılabilir.

www.anadolu.edu.tr

Sponsorluk ve Ürün Yerleştirme

by karamanni  |  in Sponsorluk at  12:30:00
Ürün yerleştirmede bir film sahnesinde marka ya da ürünlerin kullanılması söz konusudur. Özellikle sponsorluğun bir türü olan program sponsorluğunda kuruluşun adının veya ürünlerinin film içindeki sahnelere geçmesi, sponsor kuruluşun veya markanın sinema veya televizyon programında yer alarak bir nevi gizli reklam vasıtasıyla izleyicilere etki etmesi söz konusu olabilmektedir.

Sponsorluk ve Ürün Tanıtımı

by karamanni  |  in Sponsorluk at  12:29:00
Ürün tanıtımı, piyasaya yeni çıkan ürünlerin kitle iletişim araçlarında duyurulması amacını taşımaktadır. Kuruluşlar yapmış oldukları sponsorluk faaliyetleri aracılığıyla kitle iletişim araçlarında yer almaya çalışırlar. Bir sponsorluk vasıtasıyla medyada yer almanın, ürünün veya kuruluşun tanıtımında olumlu etki sağlayacağı şüphesizdir.

Sponsorluk ve Halkla İlişkiler

by karamanni  |  in Sponsorluk at  12:28:00
Halkla ilişkiler, kuruluşun değişik hedef gruplarıyla (müşteriler, potansiyel müşteriler, kanaat önderleri, finansal kuruluşlar vs.) tespit etmiş olduğu amaçlar çerçevesinde karşılıklı güven ve anlayışın oluşması, bunun sürdürülmesi ve daha iyiye gitmesi amacıyla yapılan iletişim faaliyetlerini kapsamaktadır. Hem halkla ilişkiler hem de sponsorluk faaliyetleri birbirlerinden oldukça yararlanırlar. Sponsorluk faaliyetleri bir kuruluşun halkla ilişkiler faaliyetleri için oldukça uygundur. Çünkü sponsorluk yapan kuruluş, kuruluş tarafından yönlendirilmeyen bir faaliyeti desteklemekte ve böylece o kuruluşun topluma karşı olan sorumluluğunu da yerine getirmesini sağlayarak, hem topluma hizmet etmekte hem de kuruluşun imajının gelişmesine hizmet etmektedir.

Sponsorluk ve halkla ilişkiler çalışmaları incelendiği zaman bu alandaki faaliyetlerin birçok ortak özelliği olduğunu görmek mümkündür. Örneğin, her iki faaliyette hedef kitleye yönelik olarak uzun vadede kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek için yapılırlar. Sponsorluk ve halkla ilişkiler faaliyetinin seçilmesi ve seçilen alanlarda faaliyette bulunulmasına karar verilmesinde toplumun ihtiyaçlarının karşılanması düşüncesi de yer alarak kuruluşların sosyal sorumlulukları ön plana çıkmaktadır.

Sponsorluk ve Satış Geliştirme

by karamanni  |  in Sponsorluk at  12:27:00
Satış geliştirmeyle, satış yerinde hedef kitle ile iletişim kurabilmek amaçlanır. Çeşitli örnek ürünlerin verilmesi, indirim yapılması, yarışmalar düzenlenmesi gibi faaliyetlerle müşteriler satın almaya veya o ürünü denemeye teşvik edilirler. Sponsorluğu yapılan kimseler veya gruplar, sponsorluk yapan kuruluşun pazarına veya müşterilerine yönelik satış geliştirme faalitlerine katılabilirler. Örneğin, sponsorluğu yapılan kişi veya kuruluşun katıldığı imza günleri, konuşmalar ve sergiler gibi faaliyetler düzenlenebilir.

Sponsorluk ve Reklam

by karamanni  |  in Sponsorluk at  12:27:00
Reklamda kitle iletişim araçları hedef kitleyi etkilemek için kullanılmaktadır. Ürün, hizmet ya da kuruluşun kendisini tanıtmasına yardımcı olan reklamlar, gazete, dergi, radyo, billboardlarda yer alabilmektedir. Sponsorluk da reklamların yer aldığı, reklamın kullanıldığı kitle iletişim araçlarından faydalanır. Fakat sponsoruğun reklam içeriği gibi önceden kontrol edilmiş mesajlara ihtiyacı yoktur, sadece belirli bir hedef kitleye mesajları veya vermek istediği imajı yansıtır. Bu işlemi de reklamın kullandığı kitle iletişim araçları ile yerine getirir.
Sponsorluk faaliyetleri ayrıca reklamda da konu olabilir. Örneğin sponsorluğu yapılan tanınmış, ünlü kişilerin radyo-televizyonda sunucu olarak görünmeleri ya da sponsorluğu yapılan ünlü kişinin bir ürün, hizmet ya da kuruluşu tanıtmak için yapılan reklamlarda yer alması buna örmek olabilmektedir.

Göz önünde bulundurulması gereken bir husus da, reklamın yapılan anlaşmalarla kitle iletişim araçlarında yer alması garanti iken, sponsorlukta böyle bir garantinin olmamasıdır. Sponsorluğun kitle iletişim araçlarında yer alması, bu araçlarla olan ilişkilere ve sponsorluğun önemine bağlıdır.


www.anadolu.edu.tr

Sponsorluğun İlişkili Olduğu Alanlar

by karamanni  |  in Sponsorluk at  12:26:00
        Her kuruluş kendi hedef kitlesiyle değişik yollardan ve değişik araçlar kullanarak iletişim kurmaya onlara ulaşmaya çalışır. Kuruluşların hedef kitlelerine ulaşma çabaları, ilanlar veya reklamlar vasıtasıyla olabileceği gibi, değişik satış geliştirme yöntemleri ve birebir satışla kuruluşun ürün-hizmetlerini tanıtma yolu ile de gerçekleşebilir. Halkla ilişkiler faaliyetleri ile de hedef kitlede bir anlayış ve güvenin oluşturulmasına ve bunun geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Günümüzün karmaşıklaşan iş hayatı artık tek bir iletişim aracı kullanarak hedef kitleye ulaşmayı pek mümkün kılmamaktadır. Hedef kitleye ulaşmak amacıyla yapılan bütün faaliyetlerde iletişim araçları birbirlerini desteklemek durumundadır. Bu da beraberinde bir entegrasyon sürecini başlatmaktadır.
Sponsorluk faaliyetleri de, bir kuruluşun iletişim karması içine dahil edilebilecek çalışmalardır. Hedef kitleye ulaşabilmek için yapılan iletişim faaliyetleriyle bağlantılı olarak sponsorluğun reklam, satış geliştirme, halkla ilişkiler ve doğrudan satışla ilişki içinde olduğunu söylemek mümkündür. Yapılan bir sponsorluk faaliyetinde, belirlenen hedef kitlelere ulaşabilmek için, sponsorlukla birlikte sponsorluğu destekleyen diğer iletişim (halkla ilişkiler, reklam, promosyon) araçlarının da kullanılması gerekmektedir. Aksi halde sponsorluktan beklenilen faydanın gerçekleşmesi tam olarak mümkün olmayacaktır.

Hangi ve ne amaçla yapılıyor olursa olsun yapılan tüm sponsorluk faaliyetleri, gerçekleştirilen diğer tüm pazarlama iletişimi ve halkla ilişkiler çalışmaları ile bir bütünlük ve eşgüdüm gütmeli, onlar ile uyumlu olarak, ters düşmeyecek şekilde gerçekleştirilmelidir. Bu sayede tüm iletişim çabaları ile oluşturulan tek vücut firmanın tüm tanıtım faaliyetlerine etkinlik ve verim katacak bu sayede firma pazarda etkinlik sağlayacaktır. Yaptığı sponsorluk faaliyetleri ile sosyal sorumluluklarını gerçekleştirdiğini toplum gözünde kanıtlayan firma, pazarda saygınlık, iyiniyet, olumlu bir imaj ve geniş bir etkinlik ve geçerlilik alanı bulacaktır. Geniş bir uygulama alanı bulan sponsorluk faaliyetlerinin tek başlarına yeterli olamayacağı, diğer iletişim teknik ve yöntemleri ile desteklenmesi gerektiği de önemli diğer bir noktadır. Sponsorluğu sadece reklam, pazarlama ve halkla ilişkiler aracı olarak değil, kuruluşun bütün entegre iletişim faaliyetlerinin bir unsuru olarak görmek gerekmektedir. Sponsorluğun çok yaygın olarak kullanım türleri vardır. Ancak en çok kullanılan sponsorluk türleri; kültür-sanat, spor ve sosyal sponsorluk olarak sıralanabilir. Spor sponsorluğu kurumların bireysel olarak sporculara, spor takımlarına ve spor organizasyonlarına yapılmaktadır. Kültür sanat sporsorluğu ise, her türlü sanat dalının yanında TV programlarına, festivallere, sergilere kurumların sponsoru olmasıdır. Sosyal sorumlulukta ise kurumlar eğitim, sağlık, sanat, çevre gibi alanlarda çeşitli etkinliklere kurumlara sponsorluk yapmasıdır.


www.anadolu.edu.tr

Sponsorluk Kavramı

by karamanni  |  in Sponsorluk at  12:23:00

Klasik pazarlama faaliyetlerinden modern pazarlama faaliyetlerine geçiş süreçleri içerisinde değişen ve gelişen pazar koşullarına paralel olarak birey ya da firmaların hedef kitlelerine ulaşabilmek için uyguladıkları yöntemler de çoğalmış ve zaman içerisinde pazarlama biliminin bir kolu haline gelmiştir. Pazarlama içerisinde önemli bir faaliyet haline gelen sponsorluk da bu koşullara ve imkânlara paralel olarak değişiklik göstermiştir. İlk zamanlar mal sahibi, zengin kişilerin herhangi bir çıkar beklemeden sanat faaliyetlerine destek olmaları şeklinde başlayan, günümüzde ise profesyonelce uygulanan sponsorluk faaliyeti ilk zamanlardakinden farklı olarak, karşılıklı beklentilerin olduğu bir olgu haline gelmiştir.
Bilgi ve iletişim çağında yaşadığımız günümüzde rakipler arasından ön plana çıkmak, farkındalık yaratmak, hedef kitleyle duygusal bir bağ kurmak ve az bütçelerle geniş kitlelere ulaşmak önemli hale gelmiştir. Artık tüketiciler yalnızca bir ürün ya da hizmeti satın almıyorlar, aynı zamanda o ürünün sunduğu hayat tarzını, hikayeleri, deneyimleri ve duyguları satın alıyorlar. Son yıllarda bu amaçları gerçekleştirecek bir pazarlama aracı diğer pazarlama araçları arasından ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu etkin araç, sponsorluktur. Sponsorluk çok etkin bir iletişim tekniğidir, bağış ya da yardım değildir. Sponsorluğun amacı kurumu ya da ürünü tanıtarak imajı oluşturmak, güçlendirmek, dolaylı olarak satın alma tercihlerini etkilemektir. Dolayısı ile, sponsorluk ticari sonuçları hedefleyen bir iletişim aracıdır.
Sam Black’e göre sponsorluk, sponsor firma ile sponsorluğu yapılanın her ikisine de avantaj sağlamaya yönelik bir iş anlaşmasıdır. Barry Ball’un sponsorluk tanımı ise; karşılıklı olarak kabul edilmiş ticari faydaları sağlamak amacıyla, bir bireyi, bir organizasyonu, olayı ya da faaliyeti desteklemek için ticari bir kuruluş ya da devlet tarafından aynî ya da nakdi destek sağlamaktır. Böyle destekler, iki taraf arasında kabul edilmiş bir ilişkiyi kapsar ve sponsorun esas olarak faaliyet gösterdiği alanın ve işin bir parçasını teşkil etmez. Başka yazarlar, akademisyenler ve kurumsal sponsorlar da farklı sponsorluk tanımları yapmışlardır. İngiltere’de faaliyet gösteren ABSA’ya göre sponsorluk, bir şirketin adını, ürününü veya hizmetini tanıtarak yaygınlaştırmak amacıyla bir sanat ya da spor kuruluşuna paralı ya da parasız olanaklar sağlanması olarak tanımlamaktadır. Tony Meenaghan’ın sponsorluk tanımı ise, yapılan faaliyetle birlikte ticari potansiyel kazanabilmek için faaliyete ayni veya nakdi olarak yapılan bir yatırımdır. Sponsorluğun bir diğer tanımı da, ticari bir amacı gerçekleştirebilmek için iletişim olanakları karşılığında belirli bir olayın, faaliyetin ya da gösterimin teşhiri ya da organize edilmesi için bir işletmenin bağımsız bir tarafa finansal ya da diğer materyal desteğinde bulunmasıdır. Manfred Bruhn’un sponsorluk tanımı ise, kuruluşun iletişim hedeflerine ulaşma amacıyla bağlantılı olan, spor, kültür veya sosyal alanlar gibi geliştirilmeye ihtiyaç duyulan alanlardaki kişi veya organizasyonlar için para veya araç-gereç desteğiyle bütün aktivitelerin planlanması, organizasyonu, uygulanması ve kontrol edilmesidir. Bu tanımdan, sponsorluğun bir durum analizi yapılarak, tespit edilmiş hedef kitlelerde göz önünde bulundurularak yapılacak faaliyetlerin tek tek planlanması, organize edilmesi, yerine getirilmesi ve elde edilen sonuçların değerlendirilmesi sürecini de kapsamaktadır. Tanımda da belirtildiği gibi, sponsorluğun uygulama alanları; spor, kültür ve sosyal alanlarda olabildiği gibi bu olayları daha da genişletmek mümkündür. Tanımda belirtilen, “kuruluşun iletişim amaçlarına ulaşma” ibaresi, sponsorluğun kuruluşun entegre edilmiş iletişiminin bir unsuru olduğunu göstermektedir. Çünkü, kuruluşun amacı, tespit ettiği iletişim ya da bir başka hedefe ulaşmaksa, o zaman sponsorluğun diğer iletişim araç ve amaçlarıyla da uyumlu olması, onlarla entegre edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan sponsorluk tanımları eşliğinde sponsorluk ile ilgili olarak çıkarılabilecek ortak noktaları şöyle sıralanabilir:
           Sponsorluk kurum tarafından yapılan bir yatırım olarak görülmekte ve kuruluşun yapmış olduğu tüm yardımı kapsayarak kuruluşun desteği ile yapılan yardımı ortaya koymaktadır.
           Sponsorluk, kuruluş tarafından herhangi bir faaliyet ya da olaya destek niteliğindedir. Sponsorların, sponsorluktan beklediği fayda, olay veya faaliyetle birlikte önceden belirlemiş oldukları ticari amaçlarını gerçekleştirmektir.
          Bu amaçların gerçekleştirilmesi sırasında bütünleşik pazarlama iletişiminin bir unsuru olan sponsorlukla birlikte diğer araçlar da kullanılmaktadır.

Görüldüğü gibi, başarılı bir sponsorluk faaliyetini gerçekleştirebilmek için, sponsor kuruluşun önceden belirlemiş olduğu, hedeflerine ulaşabilmek amacıyla sponsorluk yapacağı alanın planlamasını ve uygulamasını yaparak, hedef kitleye vermek istediği mesajları diğer iletişim araçlarının da yardımıyla göndermesi gereklidir ve yapılan sponsorluk faaliyetinden elde edilecek sonuçların ancak uzun vadede gerçekleştirilebilineceğini göz önünde bulundurmalıdır. Yapılan sponsorluk faaliyetinin etkinliği ve elde edilecek kazançları arttırmak amacıyla sponsorlukla birlikte diğer iletişim faaliyetlerinden de yararlanmak gerekmektedir.


www.anadolu.edu.tr

Proudly Powered by Blogger.