halkla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halkla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2019 Pazartesi

Kurumların Sosyal Medya Kullanımı

by karamanni  |  in sm at  15:49:00



Kurumlar yeni müşterilerle iletişim kurulması, kendi ürün ve hizmetlerinin tanıtılması için birçok reklam ve pazarlama faaliyeti yürütmektedirler.

Sosyal medyada, yalnızca gerçek kişiler ile gerçek bağlantılar kurmak mümkün değildir. Ama aynı zamanda büyük, değerli şirketlerin resmi olan sayfaları ile bağlantılar kurulabilmektedir ve kişiler şirketlerle iletişime geçebilmektedirler.28
Sosyal medyanın öneminin artması ve kullanılmaya başlanması ile kurumlar sosyal medya da yapacakları birkaç girişim ile eski müşterilere daha çabuk ulaştığı gibi yeni müşterilerde kazanabilmektedirler. Kurumlar sosyal medya ile müşterilerle iletişim kurabilmekte, müşterilerin sorunlarına çözüm üretebilmekte ve yaptıkları kampanyaların ne kadar etkili olduğunu anlayabilmek için geribildirimler alabilmektedirler.
Kurumlar artık bünyelerinde bir sosyal medya uzmanı bulundurarak sosyal medya da yapılacak çalışmaları bu uzman ile birlikte yürütmektedirler. Bu sayede kurum sosyal medya da daha aktif rol alabilmektedir. Sosyal medyayı daha iyi kullanan kurumlar ise Facebook ve Twitter sayfalarını 24 saat online tutarak müşterilerin sorularına anında cevap verebilmektedirler.
ERA Research & Consultancy ve Bersay İletişim Danışmalığı, Türkiye’nin sosyal medya trendleri araştırması ile orta ve büyük ölçekli şirketlerde bir araştırma yapmışlardır. Yapılan araştırmaya göre;
Yöneticilerin neredeyse tamamı kurum sosyal medyayı kullanmazsa kurumun itibarına zarar vereceği görüşündedirler.
Bugüne kadar sosyal medya yöntemlerinin kullanılmamasının nedeni sosyal medya ile ilgilenen kişilerin yetersizliği, sosyal medyanın kullanılma yöntemlerinin yetersizliği ve kurumların sosyal medyada yapılan çalışmalara sıcak bakmamasıdır.
Çalışmaya katılan kurumların, pazarlama ve iletişim yöneticilerinin neredeyse tamamı tarafından sosyal medya üzerinden yapılan çalışmaların, iletişimin, marka tavsiyesinin, marka farkındalığı yaratmanın, ürün ve hizmet hakkında bilgilendirmenin yapılan işler üzerinde faydalı olduğu düşünülmektedir. Sosyal medyanın pazar payını artırma üzerinde faydalı olduğunu düşünen kişilerin sayısı ise daha düşüktür.[1]
Yapılan bu araştırmada da kurumlar açısından sosyal medyanın önemli olduğu, sosyal medya kullanımının faydaları belirtilmiştir.
 Kurumsal Web Sayfaları ve Halkla İlişkiler Uygulamaları
Enformasyon teknolojisindeki hızlı gelişim, "World Wide Web” kavramını, interneti olağan bir teknolojik aracından çıkarıp devrim niteliğinde gelişen bir başka teknolojik platforma taşımıştır. Web konseptinin 1990 yılında oluşturulmasından ve 1991 yılında ilk çalışmanın başlangıcından bu yana, Web hızlı bir şekilde kabul görmeye başlamış ve günlük yaşamın her alanına girmiştir. Web’in kabul görmeye başlaması ile kurumlar ve markalar kendi Web sitelerini yayınlayarak kamuoyuna açmışlardır.[2]
Bir kurum ya da kuruluşun yapısına bağlı olarak gerekli olabilecek bilgileri, sık kullanılan başlıklarda oluşturulan web sayfalarının toplu halde düzenlendiği web sayfası grupları, web sitesi olarak adlandırılmaktadır. Kurum ve kişiler sahip oldukları web sitesini en iyi, en hızlı ve faydalı olduğu düşünülen bilgileri sınıflandırarak ve web sitesinin tasarımını farklı şekillerde yaparak insanlara sunabilirler.
Web sitesinin görüntülenen menü ve erişiminin kolay olması, sayfa görünümünün iyi olması, bilgiye en kısa yolla ulaşılabilecek, işlevsel ve hızlı bir yapıda olması başarılı bir web sayfasını oluşturmaktadır.[3]

Web sitesi, bir kurumun ve markanın kendisini tanıtması açısından en iyi araçtır. Kurumun ve markanın diğer yaptığı yayınlardan daha çok tanıtım olanağı sağlayan web sitesini, kuruluşun dışarıya açılan bir penceresi olduğu söylenebilir. Kurumsal bir web sitesi oluşturmanın amaçları sektörlere göre farklılıklar gösterebilir, her türlü organizasyonlar için iyi hazırlanmış bir web sitesi, iyi bir tanıtım ve hedef kitlelerle iletişim kurma aracıdır.32
Web temelli halkla ilişkilerin başarısını belirleyen faktörler bulunmaktadır. Bu faktörlerden birisi ziyaretçinin kurumsal web sitesine girdikten sonra uzun süre orada kalmasını ve kuruma yönelik olumlu izlenimlerle siteden ayrılmasını sağlamakla ilgilidir. Bu nedenle site öncelikle her bir hedef kitleyi ilgilendiren zengin bilgi içeriği sunmalı ve en üst düzeyde etkileşim yaratma özelliği taşımalıdır.
Web sitesi, ziyaretlerin tekrarlaması için düzenli olarak güncellenmelidir. Site sorumlusu, sitenin tıklanma sayısını ve buradan alınan bilgiyi izlemeyi sürdürürken, aynı zamanda sitenin özelliklerini geliştirmek için yeni çıkan teknik donanımları temin etmelidir. Sürekli yeni web siteleri oluşturulmaktadır. Bu nedenle diğer web sitelerinden farklı olan tasarımlar yapılmalıdır.
Kurumlar sanal ortamlarda etkin bir tanıtım sağlamak ve farklı kamularla ilişki kurmak amacıyla tasarlayacakları web sitelerinde bazı temel özelliklere dikkat ederek olumlu bir algı yaratmaya çalışmalıdırlar. Web sitesi tasarımı bir yandan teknik beceri gerektirdiği için konuyla ilgili kişi ya da kurumlardan destek alınmalı, ancak sitenin içeriği ile ilgili sorumluluk halkla ilişkiler uygulamacılarında olmalıdır.
Kurumsal web sitesinin halkla ilişkiler amaçlı kullanılabilmesi için dikkat edilmesi gereken bazı temel özellikler bulunmaktadır. Elektronik halkla ilişkiler, insanların sadece belli bir kurumsal web sitesini ziyaret etmesini sağlamak değil ama ziyaret sayesinde onlarla doğru, etkili ve verimli ilişkiler

kurup geliştirmektir. Gün içinde kurumun web sitesine binlerce kez tıklama olduğu halde eğer siteye girenler aradıklarını bulamıyor, grafik ve resim yüklemelerinin uzun sürmesi nedeniyle bilgiye hemen ulaşılamıyor ve sıkılıyorlarsa, halkla ilişkiler amaçlarına ulaşmak söz konusu değildir.[4]
İnternet ve web kurumlar için limitsiz olanaklar sağlayabilmektedir. Bu güne kadar web sitesi oluşturan kurumların çoğunun amacı da oluşturdukları web sitesi aracılığı ile pazarlama ve satış mesajlarını hedef kitlelerine ulaştırmak ve müşterileriyle iletişim kurmaktır. Kurumların web sitesi oluşturmaktaki bir diğer amacının ise, ürün ve hizmetleri hakkında tanıtım yapmak istemeleri olduğu söylenebilir.[5]
Kuruluşlar web sitelerini sadece reklam ve pazarlama çalışmaları için değil, halkla ilişkiler çalışmalarını geliştirmek ve hedef kitleden kurum, marka, ürün ve hizmet ile ilgili geribildirim almak amacıyla da kullanmaktadırlar. "Web sitelerinin kurumlar tarafından hangi amaçlarla kullanıldığını şöyle sıralayabiliriz:
       Kurumlar yaptıkları çalışmalar ile ilgili medya kuruluşlarına bilgi vermek amacıyla web sitelerini kullanmaktadırlar.
       Kurumlar hedef kitleyle zamanında iletişim kurmak için web sitelerini kullanmaktadırlar.
       Kurumlar farklı hedef gruplar ile ilgili bilgi toplamak için web sitelerini kullanmaktadırlar.
       Kurumlar kendi imajlarını geliştirmek için web sitelerini kullanmaktadırlar.
       Kurumlar kurum kimliğini güçlendirmek için web sitelerini kullanmaktadırlar.
       Kurumlar kurum içinde çalışan personel ile iletişim kurmak için web sitelerini kullanmaktadırlar

       Kurum ürünlerini online olarak satmak amacıyla web sitelerini kullanmaktadırlar.
       Kurumlar uluslararası pazarlara ulaşmak için web sitelerini kullanmaktadırlar.
       Kurumlar yaptıkları halkla ilişkiler fonksiyonlarını yerine getirmek amacıyla web sitelerini kullanmaktadırlar.
Kurumların oluşturdukları web sitesinde, kurumun e-posta adresinin olması gerekmektedir, bu da hedef kitlenin kuruma ulaşmasını sağlamaktadır. Hedef kitle ile karşılıklı bir iletişimin olabilmesi için kuruluş iletişim kanalları oluşturduğu gibi, hedef gruplarından gelen istekleri ve değerlendirmeleri analiz edecek ve bunları değerlendirip cevaplandıracak bölümlerinin de bulunması gerekmektedir. Bireysel olarak cevaplandırılan soruların veya isteklerin kurumun politikasıyla da uyumlu olmasına dikkat edilmelidir.
Kuruluşlar web sayfalarını değerlendirmek için düzenli olarak belirli aralıklarla bu alanları ziyaret etmelidir. Kurum eleştirel bir gözle bu sayfalara bakmalı ve buralarda bulunan bilgilerin kuruluşun hedef kitleye yönelik vermek istediği bilgileri ve mesajları iletip iletmediğini, verilen bilgilerin güncel olup olmadığını ve hedef kitle tarafından yazılan bir e-postanın zamanında cevaplandırılıp cevaplandırılmadığı gibi konuları kontrol etmelidirler.
Kuruluşların web sitelerine ziyaretçileri çekmek amacıyla siteye arama motorları da konulmalıdır. Sitede ayrıca kuruluşun tarihçesi, ürünleri ve bunların nasıl yapıldığı, sıkça sorulan sorular, medya için güncellenmiş basın bültenleri, birden fazla dil seçeneği, ayrıntılı bilgi almak için başvuracak kişinin adı ve gerekli adresleri gibi bilgiler olmalıdır. Uygulamada web sitelerinin daha çok kuruluş içindeki bölümlerce, web tasarımı yapan firmalarca, reklam ve halkla ilişkiler ajanslarınca yapıldığı bildirilmektedir.35

Kurumlar web sayfaları yararlı bir halkla ilişkiler aracı olarak, ürünler ve hizmetler hakkında hedef kitlelerin farkındalığını ve anlayışını arttırmaya yardımcı olmaktadır.
Kurum web sayfaları, bir kurumun hedef kitlesi için kurum ve ürünleri hakkında sürekli bilgi almak ve kurumlar için önemli bir izlenim elde etme kanalı olmuştur. Kuruluşlar, tüketicilerin gözünde olumlu bir imaj oluşturmak için zaman ve maliyet bakımından büyük çabalar harcamaktadır. Ticari kuruluşlar, imaj oluşturma amacı için halkla ilişkiler, reklam, etkinlik sponsorluğu, satış promosyonları ve hissedar iletişimi gibi çeşitli iletişim yöntemleri kullanmaktadır. 21. yüzyılda, kurumsal web sayfaları, kuruluşların kendi imajlarını oluşturmak için önemli araçlardan biridir.
Kurumsal web sayfaları bir kurumun 24 saat boyunca, ses, film, animasyon, grafik gibi verileri rahatça özel dosyalarla uygulamaya koyabildiği bir sistemdir. Kolay ve hızlı erişime izin veren, kurum hakkında her türlü bilginin yer aldığı donanımlı web siteleri kurumun kendisini, mal ve hizmetlerini uluslararası alanda tanıtmasını da kolaylaştırmaktadır.[6]
Kurumların web sitesinden beklentisi ne olursa olsun; site, kurumun kurumsal iletişimini yöneten kişi ya da departman tarafından düzenli olarak kontrol edilmeli, izlenmeli ve güncellenmelidir.[7]



[1]   Halil Nurullah Kaya, Kocaeli Üniversitesi Öğrencilerinin Yeni İletişim Teknolojileri ve Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıklarının Ölçümlenmesi: Kocaeli Üniversitesi Örneği, Lisans Bitirme Tezi, Kocaeli Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler Tanıtım Bölümü, 2011, s. 57, 59.
[2]   Alikılıç, a.g.e, s. 62.
[3]   Peltekoğlu, a.g.e, s. 311.
[4]   Sayımer, a.g.e, s. 89, 90.
[5]   Alikılıç, a.g.e, s. 65.
[6]   Yeşim Güçdemir, Sanal Ortamda İletişim: Bir Halkla İlişkiler Perspektifi, Derin Yayınları, 2010, s. 61.
[7]   Sayımer, a.g.e, s. 88.


Ayça BURGAZ

Sosyal Medyanın Halkla İlişkiler Alanına Getirdiği Yenilikler

by karamanni  |  in sm at  15:44:00



Halkla ilişkiler mesleğinin temelinde hedef kitleyi menfaati doğrultusunda ikna etmek vardır. Ancak hedef kitleyi zorla ikna etmek yerine onlara katkılar sağlayarak ikna etmeye çalışmak, daha etik olmaktadır. Dolayısıyla sosyal medya üzerinde yapılan halkla ilişkiler uygulamaları da bu temel prensibi benimsemelidir. Sosyal medya üzerinde yapılan halkla ilişkiler uygulamalarında; hatırlatmak, olumlu düşünce yaratmak, halkla ilişkiler uygulamasının sevilmesini ve bu sayede yayılmasını sağlamak için stratejiler üretilmelidir. Sosyal medyayı geleneksel medyadan ayıran en önemli özelliği geri dönüşüm alma olanağı tanıması ve karşılıklı diyalog kurmayı sağlamasıdır. Artık sosyal medyayı kullanan tüm kurum ve kuruluşlar kendi hedef kitleleriyle; sosyal medya ağları üzerinden iletişime geçmektedir.
Hedef kitleyi anlamak onlara en uygun içeriği sunmak ve anlaşılır mesajı hazırlamak için hedef kitleyi en iyi şekilde tanımak gerekmektedir. Sosyal medya üzerinde hedef kitle ile iletişimi geliştirmek için yapılması gerekenler; iletişim konusunda açık ve anlaşılır olunmalıdır. İletişim hedeflerine ulaşmak için hangi sosyal medya ağının kullanılacağına iyi karar verilmelidir.
Sosyal medya, diğer medya organlarına göre daha özgür ve maliyeti olmayan bir alandır. Dolayısıyla bu ortamların seçiminde kurumun iletişim amaçlarına uygun olup olamadığına bakılarak yer almak, halkla ilişkiler uygulamalarının başarıyı yakalaması açısından önemlidir.25
"Çevrimiçi medya olarak da isimlendirilen sanal ortamın halkla ilişkiler uygulamalarına sağladığı en önemli fırsat ve yararları şöyle sıralamak mümkündür;
       Sosyal medya araçları sayesinde kurumların halkla ilişkiler uygulamaları ile ilgili hedef kitle ile anında iletişim kurması ve geri bildirim alma özelliğinin olması.
       Sosyal medya ile rakipler ve ilgili konulara yönelik bilgi toplama kolaylığının olması.
       Küresel olarak medyada yer alma fırsatı sağlaması.
       Halkla ilişkiler uygulamalarına göre belirlenen tüketiciye, niş kitlelere bilgi gönderilebilmesi.
       Haber kanallarına anında resim, video ve metin içerikli haberlerin gönderilebilmesi.
       Sanal ortamda tutundurma ve pazarlama çalışmaları yürütmek.
       Hızlı ve kolay referans için doküman arşivleme ve güncelleme.
       Çalışanlara İntranet ortamında, sanal haber bülteni, anketler yollayabilme ve sanal iletişim kurabilme.
       Halkla ilişkiler uygulamaları için önceden ayarlanmış eş zamanlı siber konferans imkanı sunması.

      Yeni ortaya çıkan konu ve gündem ile pazar değişikliklerine anında yanıt verme imkanı sunması.
       Sık sorulan sorular bölümü oluşturarak önemli bir ihtiyacı giderme olanağının olması
       İş takibi yapma ve müşteri portföyü oluşturma imkanı.
       Ortaklık daveti ve şirket birlikteliği oluşturma imkanı”.[1]
Yoğun rekabet içerisinde faaliyet gösteren kurumlar, müşterilerini ellerinde tutabilmek, bilgi ve uygulamaları takip edebilmek, yeni müşteriler edinebilmek, için halkla ilişkiler iş süreçlerini sürekli olarak yeniden tasarlayabilmelidirler. Diğer taraftan firmalar ürün, hizmet ve kurumları ile ilgili birçok bilgiyi internet üzerinden çoklu ortam desteği ile geniş kitlelere geleneksel yöntemlerden farklı olarak derinlemesine sunabilmektedirler.
İnternet halkla ilişkiler çalışmalarını zaman ve mekan kavramından soyutlamaktadır. Kurum ile ilgili herhangi bir halkla ilişkiler çalışması, her an internet ortamından ulaşılabilmektedir. Kurumlar bu yeni medya ile uluslararası halkla ilişkiler çalışmalarını yürütebilmekte, farklı ülkelerdeki hedef kitlelerine ulaşabilmektedirler.[2]


[1]   Sayımer, a.g.e, s. 67, 68.
[2]   Çetin, a.g.e, s.26.


Ayça BURGAZ

Halkla İlişkilerde Sosyal Medyanın Kullanımı

by karamanni  |  in sm at  15:43:00



Dünya genelinde yapılan araştırmalara bakıldığında internetle birlikle sosyal medya araçları milyonlarca insan tarafından kullanılmaktadır. Sosyal medya sürekli güncellenebilmesi, birden çok kişinin aynı anda kullanımına açık olması, sanal ortamda kullanıcılar arasında paylaşıma olanak tanıması açısından en ideal mecralardan biri olarak gösterilmektedir. [1]
Halkla ilişkiler; hedef kitlelerle çift yönlü iletişimi esas alan; dürüst ilişkiler kurmayı hedefleyen ve karşılıklı menfaatleri önemseyen bir disiplindir. Bu nedenle kimi zaman yüzyüze yapılan iletişim; hedef kitlenin sayısal çoğunluğuyla doğru orantılı olarak, kimi zaman da farklı iletişim yöntemleriyle gerçekleştirilmektedir. Halkla ilişkilerde medya yönetimi; uzmanlık gerektiren, medyayı tanıyan ve iyi analiz eden uzmanlar tarafından yönetilmelidir.
Halkla ilişkiler uzmanları, hem kamuoyunun haber alma ihtiyacını gidermek hem de görev yaptıkları kurumun halkla ilişkiler amacını yerine getirmek için çalışmaktadırlar. Bu nedenle halkla ilişkiler uzmanlarının yaptığı işlerde en büyük yardımcısı medyadır. Halkla ilişkiler uzmanları, medya organları ile sürekli ilişki içinde olmalıdır.[2]
Halkla ilişkiler birimleri, beraber çalıştıkları kişilerle işbirliği içinde olmalıdır, etkileşim sağlamaya yönelik ve onlara yararlı olacak çözümler üretmelidir. Bunları üretmek için de yaratıcı olunmalıdır ve çevrimiçi halkla ilişkiler çözümlerinden yardım alınmalıdır.
Pazarlamanın ve ikna gücünün kurumların elinden çıkıp tüketicilerin eline geçmesiyle, geleneksel halkla ilişkiler çalışmaları artık güvenilir olmamaktadır. Kurumların hedef kitlelerine gönderdikleri mesajlar açısından bakıldığında, kurumların mesajlar üzerindeki kontrolünü kaybetmeye başladıkları görülmektedir. Çünkü çevrimiçi toplulukları oluşturan paydaşlar, sosyal medyada yer alan içerikleri kontrol altına almaya başlamışlardır.
Sosyal medya insanların bilgiyi alma ve paylaşma şeklini değiştirmiştir. Sosyal medya, çevrimiçi toplulukları yaratmıştır, bu çevrimiçi topluluklar halkla ilişkiler açısından bakıldığında ise yeni birer paydaş grubu oluşturmaktadır. Bu sosyal paydaşların her biri kurumla, ürünle, markayla ilgili bir içerik yaratabilmektedir, bunu yayınlayabilmektedir, paylaşabilmektedir ve diğer kişileri etkileyebilmektedir.[3]
Halkla ilişkilerde geliştirilen ve yararlanılan içerik ya da mesajlar üzerinde teknolojinin önemli etkisi vardır. Genel olarak blog, podcast ve web siteleri farklı hedef kitleye mesaj iletme araçları olarak kullanılmaktadır. Özellikle halkla ilişkilerde hareket halindeki genç hedef kitleye ulaşmak açısından cep telefonu mesajları ve sanal oyunları içeren interaktif medya giderek önem kazanmaktadır.[4]
İnternet tüm dünyada mesaj iletmek için büyük bir araç ve icat olmasına rağmen, iletilerin beğenilmesi ve saygı görmesi için konular günlük olaylarla ilgili olmalıdır. Tüketicilerin güvenini kazanmak ve şirketler üzerinden markalaşmak için olağan konularla ilgili yazmak gerekmektedir. İnsanların görüşlerini yazması için güvenilir olunmalıdır ve böylece alıcılardan somut bir destek alınabilir.
Tanıtım, size ürün ve hizmet satmak için gereken görünürlülük ve güvenilirlik elde etmek için yardımcı olabilecek bir araçtır. İnsanlar sosyal medya üzerinden yapılan tanıtımlara inanmak istemektedirler. Tanıtım, haber eleştirileri, bültenler, şirketlerin oluşturdukları basın içerikli yazılar ve reklamlara inandırılmalıdır. Medya tarafsız ve adil olduğunda güvenilmektedir. İnsanlar tarafından değerlendirmeler durumunda, güvendikleri kişi, uzman, ürün ve şirketler hakkında sosyal medya da yazmaktadırlar. Bir kelimeyle açıklamak gerekirse tanıtım güvendir.[5]
Yeni medyada etkileşim; iki tarafın karşılıklı olarak iletilere cevap verebilmesi nedeniyle yüzyüze iletişimdeki, iletişim işleyişinin belirli bir kısmını kapsar; zamanlama, içerik ve dolaylı bir ortam içinde bir iletişim eyleminin gerçekleşme sürecini kontrol edebilme olanağını da sunmaktadır.[6]
Sosyal medyada başarılı olmak için ve yapılan organizasyonlarla ilgili birçok insana ulaşmak için belirli bir çabaya ihtiyaç duyulmaktadır. Pazarlama, iletişim, halkla ilişkiler, müşteri hizmetleri, ürünü özelleştirme, insanlar için ürünleri geliştirme gibi bütün kurallar ve oyunlar, organizasyonların başarısı için önemlidir.[7]
İnternette zaman ve mekan kavramı olmadan oluşan sosyal ağlar, halkla ilişkiler çalışmaları için kamuoyu oluşturma, güven ve saygınlık elde etme yöntemlerinin iyi, faydalı ve ölçülebilir olarak yapıldığı iletişim kanalları olmuşlardır. Sosyal ağların sayısı fazlalaştıkça halkla ilişkiler uygulamalarında daha çok kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde bir halkla ilişkiler kampanyası sosyal medyadan özellikle de Facebook’tan ayrı olarak düşünülememektedir. Sosyal medyada yer almaya karar veren şirketlerin ilk yaptığı Facebook’ta şirkete ait bir sayfa açmak ve sosyal paydaşlarla bu sayfa üzerinden iletişime geçmektir.

Facebook profesyonellerin kullanabileceği en kolay ve en kullanışlı sosyal medya araçlarından biridir. İletişim uzmanları sosyal medyada şirketle ilgili yazışmaları gözlemlemelidir. Facebook'ta firmayı takip eden kişilerle mesajlaşma yoluyla iletişim kurulabilmektedir. Bu yolla insanların soru ve sorunlarına daha hızlı ve anında cevap verilebilmektedir.
Profesyonellerin üye olup uzmanlık dallarıyla ilgili bilgi alışverişi yaptığı en önemli sosyal ağlardan biri olan Linkedin de benzer bir şekilde halkla ilişkiler uzmanları tarafından kullanılmaktadır. Linkedın’in sağladığı en önemli avantajlardan biri halkla ilişkiler uzmanları arasında bir paylaşım sitesi olarak görev yapmasıdır. Ayrıca hedef kitleye ulaşmayı da kolaylaştırmaktadır.24


[1]   Didar Büyüker İşler, Münire Çiftçi ve Derya Yarangümelioğlu, Halkla İlişkiler Aracı Olarak: Sosyal Medyanın Kullanımı ve Yeni Stratejiler, Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, Cilt 5, No:1, 2013, s. 180.
[2]   Kara ve Özgen, a.g.e, s. 9, 10.
[3]   Alikılıç, a.g.e, s. 20, 21.
[4]   Sayımer, a.g.e, s. 65.
[5]   Mıtch Meyerson, Success Secrets of the Social Media Marketing Superstars, Entrepreneur Media, 2010, s. 130.
[6]Elif Burcu Çetin, Halkla İlişkilerin Sosyal Medya Ortamında İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı, 2010, s.
23.
[7]Barger, a.g.e, s. 17.


Ayça BURGAZ

Sosyal Medya ve Halkla İlişkiler

by karamanni  |  in sm at  15:40:00



Web 2.0’dan önceki dönemde medya, büyük medya gruplarının tekelinde olan ve tek yönlü olan bir iletişim aracıdır. Medya tüketicisi olarak sadece bize sunulan seçeneklerden birkaçını seçebiliyor ve büyük gruplar tarafından hazırlanmış kontrolümüzün bulunmadığı içerikleri tüketebiliyorduk.[1]
Halkla ilişkilerde, müşterilerle iletişimde kalmak ve iletişimi yürütmek için, organizasyonlarda yoğun ve iyi bir şekilde sosyal medya kullanılmalıdır. Diğer departmanlarda da sık sık bilgi iletişimi, idare ve başarı için sosyal medya programları kullanılmalıdır.[2]
Halkla ilişkiler uzmanları artık, sosyal medyada çevrimiçi paydaşların önemini kavramaya başlamıştır. Sosyal medya ortamları; bloglar, çevrimiçi video ortamları, forumlar, sosyal ağlar aslında birçok insanın tüketici olarak seslerini duyurması açısından çok önemli bir araç haline gelmiştir. Bu kişiler seslerini sadece diğer tüketicilere değil, bu yolla kurumlara da duyurmaya başlamışlardır.
Halkla ilişkiler, Web 2.0’ı kullanmalıdır. Çünkü Web 2.0 halkla ilişkiler uzmanları için bilgiyi dağıtabilecekleri aracısız bir kitle iletişim aracı olduğu gibi, hedef kitlesini ve yaptıkları sohbetleri de takip edip geri bildirim alabilecekleri doğal bir ortamdır.
Web 2.0’ın işletmelere sağladığı en önemli özelliklerden biri, çevrimiçi paydaş toplulukları oluşturmasıdır. Bu gruplar hemen hemen aynı görüş içinde olan ve bu görüşleri birbirleriyle paylaşan, belirli bir marka, ürün veya hizmet üzerinde odaklanan, birbirleriyle çevrimiçi iletişime giren gruplardır.[3]
Artık bilgiye ulaşmak için çok çeşitli sayıda ve nitelikte araç bulunmaktadır ve bunlar sayesinde çok daha geniş ve fazla alandan internete bağlanarak küresel paylaşımın içinde yer alabilmekteyiz. Bu çeşitlilik ile insanlar çok uzak yerlerdeki kişiler ile rahat ve kolay bir şekilde iletişim kurabilmektedir. Sosyal medya ile insanlar yeni fikirler üreterek ihtiyaçlarına yönelik çözümler bulabilir hale gelmişlerdir.


[1]   Murat Karaman, Sosyal Medya 101 2.0, MediaCat Yayınları, 2. Baskı, 2013, s. 19.
[2]   Chrıstopher Barger, The Social Media Strategist: Build a Successful Program from the Inside Out, McGraw Hill, 2012, s. 13.
[3]   Alikılıç, a.g.e, s. 14, 15.



Ayça BURGAZ

Geleneksel Halkla İlişkilerden Sosyal Medya Halkla İlişkilere Geçiş

by karamanni  |  in halkla at  15:33:00



Halkla ilişkiler, belirli çaba ve çalışmalar sonucunda, çeşitli tekniklerin kullanılarak, çeşitli yolların izlenmesiyle; insanın, derneğin, özel ve kamu kuruluşlarının iş yaptığı kurumlarla ilişki içinde olması ve bunu sürdürmesidir.[1] Bu çaba ve çalışmalar teknoloji geliştikçe, çeşitli iletişim yolları ortaya çıktıkça değişmektedir ve halkla ilişkiler de bu değişimlere uyum sağlamaktadır ve çalışmalarını değişen teknolojiler yoluyla yapmaktadır.
Halkla ilişkiler kavramı ortaya çıktığı tarihten itibaren faaliyetlerini yapabilmek için ve hedef kitlesi ile iletişim kurmak için çeşitli modeller ve yöntemler geliştirmiştir. Geliştirilen modeller çağın gereklerine uygun olarak ortaya çıkmıştır. Eskiden geleneksel yollarla yapılan çalışmalar şimdi bu geleneksel yolların yanı sıra teknolojinin gelişmesi ile ortaya çıkan sosyal medyayı da kullanmaya başlamıştır.
Halkla ilişkiler hedef kitlesiyle iletişim kurabilmek için radyo, televizyon, açık hava ilanları, broşür, el ilanları gibi kanalları kullanmaktadır. Halkla ilişkiler uzmanları mesajlarını hedef kitleye iletirken, basın bültenlerinden, röportajlardan, basın makalelerinden ve sponsorluk gibi araçlardan yararlanarak kurumlarının adını medya kanallarında yayınlayarak kurumları için yararlı bir hedef kitle oluşturmaya çalışmaktadır.[2]
Geleneksel anlamda halkla ilişkiler, birey veya kurumların medya ile olan ilişkilerini temsil etmektedir. Geleneksel mecralarda ücret karşılığı yapılan reklamlar ile hedef kitleye ulaşılmaktadır. Sosyal medyada ise belirli bir ücret ödemeden hedef kitleye ulaşılabilmektedir. Sosyal medya yüksek ücret karşılığı yapılan kitle reklamlarından çok daha uygun bir ücretle veya ücretsiz olarak ve doğrudan hedef kitleye uygun şekilde hazırlanmış, kişileştirilmiş mesajlarla belirli tüketicilere ulaşma olanağı sunmaktadır.[3]
Televizyon, radyo, gazete ve dergi gibi geleneksel medya tek yönlüdür. Bunun tersi olarak, bloglar gibi sosyal medya ağları ise çift yönlüdür. Karşılıklı online olarak yapılan konuşmalara herkesin katılmasına imkan vermektedir. Sosyal medya, katılımcıdır. Son kullanan, sayfa içeriğini şekillendirir ve diğer kişilerle paylaşır. Sosyal medya ağlarına katılım ve karşılıklı konuşma yoluyla sosyal medyada iletişim kurulmaktadır.
Geleneksel medyada, pazarlamacı ya da reklamcı hem içerik hem dağıtım anlamında mesajı kontrol ederken, yeni olan sosyal medyada bu kontrol müşteridedir. İçerik, tüm tüketicilere aittir. Tüketiciler, artık güçsüz ve etkisiz değillerdir. Konulara ilişkin yorum yaparlar, ürünleri destekler ya da desteklemezler ve yeterli geniş izleyici kitlesi önündeyseler kamuoyu oluşturabilirler.[4]
İnternetin hayatımızda önemli bir yer kaplaması; Web 2.0 uygulamalarının bütün iletişim disiplinleri tarafından ilgi görmesiyle birlikte; halkla ilişkiler disiplini de geleneksel medya uygulamaları dışında artık sosyal medya ortamlarında bulunmanın gerekliliğini fark etmiş ve bu alana da özen gösterme zorunluluğunu hissetmiştir. Halkla ilişkilerin sosyal medya ortamlarında gösterdiği uygulamalar PR 2.0 olarak adlandırılmaktadır. Geleneksel medya ve sosyal medya yapısal bazı farklılıklar göstermektedir.[5]
Sosyal medya kanallarının kullanılmaya başlanmasından sonra uzun süredir hayatımızda olan televizyon, radyo, gazete ilanları gibi tek yönlü iletişim sağlayan kanallar "geleneksel” kanallar olarak belirlenirken; bloglar, sosyal ağlar, içerik paylaşım toplumları, podcastler gibi mecralar "yeni” ve "sosyal medya” olarak belirlenmiştir.[6]
Günümüz uygulamalarına bakıldığında dünya genelinde halkla ilişkiler çalışmalarında Web 2.0 platformlarının sıkça kullanıldığı gözlemlenmektedir. Geleneksel medya üzerinden yapılan halkla ilişkiler çalışmalarının yanı sıra, firmaların interneti ve Web 2.0 ortamlarını kullanarak, paydaşlarıyla yeni iletişim yöntemleri geliştirdiği de izlenmektedir.
Bugüne kadar teknolojinin izin verdiği ölçüde yüzyüze görüşmeler, telefonla görüşmeler, röportajlar, basın toplantıları, basın bildirileri, basın bültenleri, video konferansları gibi halkla ilişkilerin medya ile ilişkileri kapsamındaki fonksiyonları; internet ve çevrimiçi teknolojilerin kamuoyuna sunmuş olduğu yeni fırsatlar sayesinde çevrimiçi ortamlara doğru geçmektedir. Bu geçiş dünyada olduğu kadar ülkemizde de kabul görmüş, basınla ilişkiler kapsamında yapılan birçok etkinlik, internet üzerinden çevrimiçi bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmaya başlanmıştır.[7]




[1] Pınar Aslan, Halkla İlişkilerde Yeni Eğilimler: Sosyal Medya, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Üniversitesi, Halkla İlişkiler Anabilim Dalı, 2011, s. 52.
[2] Tolga Kara ve Ebru Özgen, Sosyal Medya Akademi, Beta Yayınlan, 2012, s. 10.
[3] İdil Sayımer, Sanal Ortamda Halkla İlişkiler, Beta Yayınları, 2008, s. 71.
[4]   Erkan Akar, Sosyal Medya Pazarlaması: Sosyal Webde Pazarlama Stratejileri, Efil Yayınevi, 2010, s. 25, 26.
[5]   Kara ve Özgen, a.g.e, 2012, s. 11.
[6]   Irmak Özkaşıkçı, Sosyal Medya Pazarlama: Yeni Çağda Sosyal Medya Kullanımı ve Performans Ölçümü, Kendi Baskısı, 2012, s. 19, 20.
[7]   Özlem Aşman Alikılıç, Halkla İlişkiler 2.0: Sosyal Medyada Yeni Paydaşlar, Yeni Teknikler,
Efil Yayınları, 2011, s. 5, 6.



Ayça BURGAZ

14 Ekim 2016 Cuma

Kamu Kurumlarında Halkla İlişkiler

by karamanni  |  in halkla at  17:12:00

 Kamu kurumlarında halkla ilişkiler sonradan kazanılmış bir birim olmuştur. Zaten temelde aynı kökte olmuş ve ikisinin de çıkış aşaması “Halk” yani “Public” dir. Halkla ilişkiler ve kamu yönetimi ikisi aynı amaca yönelik faaliyet te bulunur. Amaç halkın beklentilerini karşılamaktır. Ortak gaye hizmet üretmektir. Bu yönüyle halkta kamu da aynı anlama gelmektedir.

            Esasında “Public” deyimi “ Halk” veya “kamu” anlamında olup ortak menfaatleri ve ilgileri bulunan insanların meydana getirdiği grup ya da grupları iade etmektedir (Özdönmez ve Ark, 1999:3). Bu özel ve teknik manada “ halk” 1. Örgütün gerçekleştirdiği eylem ve işlemlerinden etkilenen 2. Kanaat ve eylemleriyle örgüte etkide bulunan 3. Menfaatleri olan insan gruplarını anlatmaktadır (Mıhçıoğlu, 1986: 15 Mıhçıoğlu, 1976:13, Mıhçıoğlu, 1967:13; Akt. Arklan 2009: 116). Yani kurumun muhatap olmak zorunda kaldığı hedef kitleyi ifade etmektedir (Peltekoğlu 2005:143). Buradan özetle halkın tanımının ve bu tanımdan hareketle temel ortak noktaları üzerinden bilgi verilmiştir. 

Bu anlamda örgütlerin birden fazla halklara sahip olması mümkündür ve çoğu kere de vardır (Mıhçıoğlu, 1986:15; Akt. Arklan, 2009:116) ve her kurumun ilişkiler içerisine girdiği halk kesimi farklılık gösterir. Örneğin bir hükümet için halk ülkede yaşayan tüm insanlar, bir dernek için kendi üyeleri, bir gazete için kendi okuyucuları, bir spor kulübü için taraftarları ve bir işletme için ise halk kurumun içerisinde çalışanlar ile kurumun dışında yer alan işletmeyle  ilişkisi olan tüm kişi ve kurumları kapsam içerisine alır (Sabuncuoğlu, 1998:4; Akt. Arklan 2009:116). Buradan ise halkın kurumlara göre ne anlama geldiği, kurumlardan ve işleyişlerden halkın değiştiği veya ona göre şekillendiği vurgulanmıştır.

 Kurumlara baktıkça hepsinin hedef kitleleri ayrı ayrı hedef kitle olmaktadır. Yani yukarıda da belirtildiği gibi işleyiş ve kurumun ne üzerine faaliyet gösterdiği, o kurumun hedef kitlesin de farklılık yaratmaktadır. Bu hedef kitleler bazen küçük çaplı olurken bazen de büyük kitleleri ifade etmektedir. Her zaman büyük kitleleri hedef olarak belirlemek olumlu sonuçlar doğurmayacaktır. Belirlenen hedef kitle içerisinde kurum doğru işler yapamaz ise hedef kitle içerisinde, kurum kaybolacak, boğulacaktır.

            Bu doğrultuda halkla ilişkilerin herhangi bir kurumla kamu arasında iletişimi içeren bir yönetim şekli olduğunda tüm ülkeler hem fikir (Kazancı, 1999:86) olmakla birlikte, halkla ilişkilerin modern başlangıcı olarak ifade edilebilecek 20. Yüzyılın başlarından itibaren halkla ilişkilerin hem teori hem de uygulama yönünden temelini teşkil eden boyutları ve temel amaçları yönünden geniş ölçüde kabul edilen bir tanımı yapılmamıştır ( Okay ve Okay, 2002:1). Halkla ilişkilerin geniş bir uygulama alanına sahip olması, konunun yeni anlaşılmamış oluşu ve başka tanıtma çabalarıyla karıştırılması olarak nitelendirilebilir (Asna, 1969:2).

             Halkla ilişkilerin kurum ile onun karışındaki hedef kitle arasında karşılıklı çıkara dayalı ve sağlıklı bir diyalog kurulması bunun neticesinde de kamuoyunun ilgili kesimlerinde kurum hakkında olumlu imaj ve destek yaratılmasıdır (Asna, 1998:7). Görüldüğü gibi bütün tanımlamalarda  ve vurgulanan noktalarda halkla ilişkilerin gruplarla kitlelere karşılıklı ilişki, anlayış ve güven ortamının oluşturulması ve sürdürülmesi, kamuoyunda kuruma ilişkin olumlu bir imajın oluşturulması gibi temel amaçlar ifade edilmiştir (Okay ve Okay, 2002:6). Bu doğrultuda gerçekleştirilen tanımlamalardan halkla ilişkilerin niteliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür (Yatkın, 2003:11).

·         Sürekli ve sabırlı bir çalışmaya dayanmakta olan iki yönlü bir ilişkidir.

·         Karşılıklı bir alışverişi , bir etkileşim sürecini kapsamaktadır.

·         Hedef kitlede sempati ve güven temin etme amacını gütmektedir.

·         Hedef kitle ile haberleşmeye dayanmakta olup , amaç kitleyi etkilemektir. Bu amaçla kurum ile hedef kitle arasında sürekli birikim ve etkileşim söz konusudur.

·         Bilim ve sanat yönleri bulunmaktadır. İnandırıcı olma  durumunda olan halka ilişkilerde doğruluk , objektiflik özelliği söz konusudur.

            Halka ilişkilerle ilgili kavramsal çerçeveyi bu şekilde genel hatlarıyla ortaya koyduktan sonra kavramsa çerçevenin bütünlüğü açısından geriye tek eksik bir nokta kalmaktadır. O da kamu yönetiminde halkla ilişkilerdir (Arklan, 2009:119). Yukarda verilen bilgiler ışığında halkla ilişkilerin bir tek eksik yönü olan kamuda halkla ilişkiler için belirli bir ön bilgiye ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir.

            Kamu yönetiminde halkla ilişkiler disiplinini teknik bir iletişim konusunun çok ötesinde, kamu yönetiminin çevresi ile geniş boyutlu bir alış-veriş gerçekleştirme bir uyum ve denge temin etme konusu olarak görmekte olup (Yalçındağ, 1986:132; 1988:56; Akt. Arklan, 2009:119), ona göre böyle bir yaklaşımın özelliği halkla ilişkilerin kamu yönetiminin çerçevesini meydana getiren toplumsal, ekonomik ve siyasi şartlar bağlamında ve bunların tarihsel gelişim sürecini içerisinde ele alınmasıdır ve aynı sav bu alanda karşı karşıya kalınan sorunlar ve bunlarla ilgili çözümler için de geçerlidir (Yalçındağ, 1988:56; Akt. Arklan 2009:120). Bu doğrultuda kamu yönetiminde halkla ilişkiler bir kamu kurumunun ilişki içerisine girdiği toplum kesiminin güven ve desteğini temin etmek için giriştiği, iki yönlü iletişime dayalı neticede kamuoyunda kurumun, kurumda da toplumun istediği doğrultuda değişikliklerin gerçekleşmesine, böylece kurum ile çevresi arasında olabilecek en uygun ölçekte uyum ve denge sağlanmasına dönük sistemli ve sürekli çabalardır (Yalçındağ ; 1988:57; Akt. Arklan, 2009:120). Kamu yönetiminin halkla ilişkiler çerçevesinde ele alış biçimi hakkında detaylı bilgi yukarıda ifade edilmiştir. Kamu yönetiminde kurumsal çerçevede amaçlar bir halkla ilişkiler disiplini çerçevesinde yönetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kamu kurumlarında halkla ilişkileri şu şekilde tanımlama imkanı vardır: Bir kamu kurumunun ilişki içerisinde olduğu hizmet verdiği toplumsal çevrelerin güven ve desteğini sağlamak , onların  fikirlerinden faydalanarak hizmetine yön vermek amacıyla giriştiği , kuruma ilişkim kamuoyunda uyumlu bir imajın kökleşip yerleşmesine sebep olacak ve karşılıklı anlayışı geliştirecek, iletişim temeline dayalı , sistemli , planlı ve sürekli cabalardır (Ertekin, 1995:3-4; Akt. Arklan, 2009:120). Bu tanımdan anlaşılacağı üzere halkla ilişkiler çabaları her şeyden evvel şu unsurları kapsamalıdır:

·         Kamu kurumlarında hedef kitleye (sınırlandırılmış halk kesimleri) doğru karşılıklı bir iletişim ve bilgi alış-verişi temeline dayanan bir ilişkinin varlığı ,

·         Bu ilişki neticesinde her iki taraf için de gerçekleştirilen kamu yararına ve hizmetin kalitesinin yükseltilmesine dönük çabaların varlığı,

·         Bu çabaların planlı , sistemli ve sürekli olması , yönetim için değerlendirmelere imkan vermesi oluşturulmak istenen imaja  uygun olacak şekilde örgütlenme ve hizmet anlayışın geliştirilmesi.

Gerçeklerden , doğru bilgi ve belgelerden ayrılmaksızın karşılıklı bilgi alış-verişi içerisinde tam bir bütünlüğe ulaşılması ve bunun da inandırıcı yöntemlerle demokratik yöntem ve katılımla temin edilmesi (Ertekin, 1995:3-4; Akt. Arklan 2009:120).  Kamu kurumlarında halkla ilişkiler için hedef kitleye yönelik , hizmet kalitesine yönelik , planlı ve sistemli olunması gerektiği yukarıda maddeler halinde verilmiştir. Yani kamu yönetiminde halkla ilişkiler için olması gereken ön koşullar belirtilmiştir.


www.teknom10.com

Proudly Powered by Blogger.