1. Kriz yönetim planı dahilinde kriz dönemi
iletişiminin planlanmasını
sağlamak,
2. İşgörenler ya da diğer kişiler hayati tehlike ile
karşı karşıya ise, öncelikle bunu bertaraf etmek ve kazazedelerin yakınları ile
sürekli irtibat halinde olmak,
3. İç iletişimi sağlamak,
4. Basın ile iletişimi sağlamak,
5. Dış gruplar ile iletişimi sağlamak,
6. Tüm bunların şirket misyonu ve iş menfaatleri
doğrultusunda yönetilmesini temin etmek,
7. Kriz sonrasına işletmenin eski imajının
sağlamlaştırarak yerleştirilmesini sağlamak.
Görüldüğü üzere etkili bir kriz yönetimi, güncel
tutulan ve denenen bir kriz yönetim planı ve iyi oluşturulmuş kriz yönetim
ekibine dayanırken; halkla ilişkiler yöneticisi, kriz yönetim ekibinin aktif
bir üyesi olarak kriz yönetim ve iletişim planlarının oluşturulması ve kriz
iletişim planına işlerlik kazandırılması ekseni üzerinde kriz yönetiminin
yadsınamaz bir parçasıdır.
Halkla ilişkilerin bilgi toplama, bilgilendirme,
kurum imajı oluşturma ve koruma, hedef kitlelerle iletişim sağlama, hedef
kitlelerin beklentileri ile firma performansını aynı çizgiye getirme, sonuçları
değerlendirme gibi temel işlevleri kriz döneminde de kendini göstermektedir.
Karşılaşması olası fakat hoş olmayan durumların önlenmesini ya da en az zararla
atlatılabilmesini, kuruluşun zarar gören imajının düzeltilmesini temel alan,
bir kriz anında yürürlüğe girmesi beklenen uygulamaları içeren kriz yönetimi,
kuruluşun politikasını etkileyen bir yönetim görevi olması ve iletişimini
belirleyici özellik taşıması nedeniyle halkla ilişkilere büyük ölçüde ihtiyaç duyar.
Kamuoyunu bilgilendirmek, etkilemek, değiştirmek ve
nötralize etmek gücüne sahip olan halkla ilişkiler, kriz yönetiminde
işgörenlerle ve basın haricindeki diğer dış gruplarla iletişim kurarken
toplantı, şirket bülteni, dahili yazışma, yüzyüze ilişkiler, konferans, mektup,
faks, internet gibi yöntemlerden faydalansa da kuvvetle basının desteğine
ihtiyaç duyar. Kriz anında basın işletmeden her türlü bilgiyi ister. Böyle durumlarda
muhabirler çok daha atak ve talepkar olurlar. Çünkü, birincisi kriz başta işletmeyi
olmak üzere pek çok diğer grubu ciddi bir şekilde sarsmakta ve ilgilendirmektedir;
ikincisi basın organları da birer işletmedir ve onlarca kötü haber, iyi haberdir;
okuyucu, izleyici çeker. Diğer yandan örgütün kendine, çalışanlarına, ortaklarına,
tüketicilerine ve diğer ilgili gruplara karşı sorumlulukları vardır ve medyanın
pek çok kişiye çok kısa sürede ulaşması ile halkın tutumunu şekillendirme gücünün
etkileri işletme için uzun süreli ve derin olabilir. Zaten bir kriz, eleştiriyi
beraberinde getirir. Ayrıca örgütle ilgili tüm gruplar endişe ve merak
içindedirler.
Yanlış giden her şey için örgütün sorumlu
tutulabileceği bir ortamda sempati kazanmak oldukça güçtür. Böyle bir durumda
örgütün plansız, tereddütlü ve olumsuz yaklaşımları, hedef kitlelerinin
saldırganca, düşmanca ve önyargılı bir tavır içine girip, örgütü ilgisizlik ve
umursamazlıkla suçlamalarına neden olabilir.
Basınla ilişki içindeyken, tutulan yol ne olursa
olsun kontrolü elden bırakmamak, durumu abartmamak, kimseyi suçlamamak, argo ve
mesleki terimleri mümkün olduğunca kullanmamak ve dürüst olmak gerekir. Kriz
anında yorum yok sözü en tehlikeli mesajdır. Hedef kitleler dürüst, sempatik,
şefkatli, açık, kolay anlaşılabilen, tarafsız, samimi, uygun zamanlı ve
kendilerine kibarca hitap edip takdirle yaklaşan mesajlar duymak isterler.
Burada amaç, hedef kitleleri ve basını anlamak ve dolayısıyla etkilemektir.
Basının tavrı firmadan yana ise şirket bundan büyük yarar sağlar. Bunun için de
kriz anında işletmenin basının gündemini saptayabilmesi çok önemlidir. Bu da
basının kamuoyunu şekillendirme gücünü, yaklaşımlarını, ticari ve sosyal
sorumluluklarını bilen, itibar, güvenilirlik ve iletişim bilgisi üzerine
kurgulanmış bir basın politikası uygulayan halkla ilişkiler yöneticisinin, kriz
yönetim sürecindeki yerine bağlıdır.
Kriz anında basının desteğini sağlamak halkla
ilişkiler yöneticisinin basın temsilcilerini ikna ve tatmin etme yeteneğine de
bağlıdır. Açıklamalarda korumacı, özür dileyici, zayıf tutum yerine dürüst,
otoriter, güçlü bir tavır sergilenmelidir. Kriz yönetiminde en aldatıcı ve
krizin büyümesine neden olan faktör inkar ve yalandır.
Kriz atlatıldıktan sonra da firma imajının ve
itibarının garantisi açısından ilgili gruplarla iletişiminin ihmal edilmemesi
gerekir. İyi yönetilen bir kriz, firma imajına olumlu bir boyut ekleyebilir,
hedef kitlelerin firmaya olan güvenlerini, işgörenlerin inanç ve
bağımlılıklarını attırabilir, örgütün kriz öngörme, yönetme ve iletişim becerilerine
iyi bir referans haline gelebilir. Dolayısıyla kriz için esas anahtarın bilgi
ve bilginin iyi yönetilmesi olduğundan hareketle, kriz yönetiminde halkla
ilişkilerin doğru bilgi elde edecek kaynakları içermesi, kaynaklardan nasıl
bilgi alınacağını, bu bilgilerin nerede ve kimler tarafından en kısa sürede
değerlendirileceğini belirlemesi gerekir. Ayrıca halkla ilişkiler yönetimi söz
konusu bilgiler ışığında kriz yönetim ekibinin alacağı kararların hangi hedef
kitleler, hangi iletişim araçları ile, hangi sıklıkta ve ne zaman iletileceğini
de belirleyecektir.
Bu çalışma dahilinde kriz yönetim anahtarının,
krizin önlenmesi olduğu, ancak önüne geçilemediyse kriz yönetimi planlamasının
krizin etkilerini minimize edebileceği vurgulanmaya çalışılmıştır. Bu
yaklaşımda; krizin esas çözümü bilginin idaresi doğrultusunda kriz yönetimi
anlayışında halkla ilişkilerin önemi, rasyonel bir iletişim politikasının
işletme imajına gelen zararı da en aza indireceği gerçeğinden hareketle ön
plana çıkmıştır. Kısaca medyanın bu derecede etkin olduğu bir dönemde krizleri yönetmenin
altın anahtarı iletişim ve halkla ilişkilerdir.
Hitay BARAN
Hitay BARAN
0 yorum: